İnsan kendisiyle yüzleşmemek için binbir türlü vehimle, envaiçeşit canavarla yüzleşir. Aynalarla, resimlerle yüzleşir. Gider asırlar öncesinden kalma bir taşı kaldırır, yanındaki akreple yüzleşir. Ama kendisiyle yüzleşemez.
İnsan ancak çaresizliğin dip noktasında kendisine yaptığı telkinlere gülebilirdi. Gülmediğine göre...demek umut vardı. Olmaz mı? Umut hep vardır, insanın olduğu yerde umut hep vardır. İşte bu telkine gülebilirdi.