Sanki burada, bu kentte hiç yaşamamıştı; sanki kimsesi olmamıştı. Kendini kimsesiz, terk edilmiş bir çocuk gibi duyumsuyor.(Gerçekten kimsesizdi. Ama gibileme yaşamımızdaki bir duyarlılığın adıydı artık. Gerçekten "öyle" olsak bile "gibi" yi yaşayarak sahiciliğimizi yitiriyorduk.)