Öykülerde, özellikle yakınlarıma ait olanlarda, beni her zaman içeriye, söylenmeyenlerin tüneline doğru çeken bir kör nokta, seçici bir başlık, zayıf bir kısım, anlaşılmayan bir hüzün, kaybedilmiş veya hic yaşanmamış bir şeyin özlemi olurdu.
Onlarla konuşmak imkansızdı. Benimle konuşup kendilerini küçük düşürmeyi göze almadılar, bense herhangi bir açıklama yapmaktan korktukları için benimle sohbet etmediklerini düşünüp durdum.
Gerçekten de, hastanede doktorların eline düşen hastaların onlarla ilişki kurabilmesi, hele de herhangi bir açıklama veya bilgi alması olanaksızdır. Doktorlar araya yapay bir belirsizlik duvarı örerek kendilerini hastalardan korurlar. Görevlerini her zaman belirsizlik içinde yaparlar. Yeteneksizlik ve güçsüzlüklerinin bilincindedirler, hastanın eğer isterse, durumunu kendi inisiyatifiyle düzeltebileceğinin farkındadırlar. Vizite görevindeki doktorlar da ölüm koğuşundaki hiçbir hastaya açıklama yapmazdı, onları hiç bilgilendirmezdi ve hepsini yüzüstü bırakırdı, hem tıbbi hem de ahlaki anlamda.