Özellikle de burada, içine doğduğum bu ölüm toprağında yuvamdayım ben ve bu (ölümcül) şehrin ve bu (ölümcül) çevrenin başkalarından daha fazla yerlisiyim ve şimdi bu şehirde dolaştığımda ve onunla bir iliskimin olmasını istemediğimden, çoktan beri onunla bir ilişkim olmasını istemediğimden, bu şehrin benimle hiçbir ilişkisinin olmadığına inandığımda, yine de içimdeki (ve bana dair) her şeyin ondan olduğunu, şehirle aramda her ne kadar korkunç olsa da ömür boyu sürecek, ayrılmaz bir ilişki olduğunu biliyorum. Gerçekten de içimdeki her şey bu şehir ve bu bölgeyle bağlantılı ve onlardan kaynaklanmakta, ne istersem yapayım ve düşüneyim, bu gerçeğin giderek daha şiddetli bir biçimde bilincine varmaktayım, günün birinde bunun bilincine o derece varacağım ki, bilincim olan bu gerçek beni mahvedecek.
Çünkü bendeki her şey, kökenim olan bu şehre teslim edilmiş.