Bu kişisel felaketlerden geçerken1 içimizde bir şeyler çatlar. Dünyanın işleyişine dair temsilimize, varoluşumuzun anlamı sorusuna, adil ve adil olmayan meselesine dokunan bir şeyler. Dünyanın bir dengesi, bir neşe ve acı hesabı, herkese gönderilen güçlüklerde bir denge olduğuna dair bu bilinçdışı imgelerin bizzat bizim inşa ettiğimiz yapılar, bizi mutsuzluktan koruyan bir "kesinlik kalesi"nin' surlarından ibaret olduğunu keşfederiz.
"Talihin bana kimi güçlükler yaratarak yolladığı bu durum üstüne düşündüm. Içinde yüzdüm. Kendimi hemen kıyıya atmaya çalışmadım." Beni sınayan ve açığa çıkaran bu durum içinde kendimi merakla gözlemliyorum. Kaza beni yerimden ederken ben kimimdir?