•21•

10/10
·208 syf.··
2025 20. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 16:00
Bir gün babam bana, "Delirmek çok acıklı bir şeydir, hiçbir güzelliği yoktur," demişti, o zamanlar daha çok gençtim, on altı on yedi yaşlarımdaydım, sonra bir daha hiç konuşmadık bunu, öyle bir cümle söylendi ve geçti ama ben hiçbir zaman o cümleyi unutmadım. Deliliği ne çekici ne de güzel buluyorum zaten, delirmeye niyetim de yok ama böyle bir korkunun tam kenarında durmak, bu korkuya hiçbir zaman tamamen teslim olmayacağımı bilerek, bir kuyuya bakan biri gibi derinlere bakmak belki de hoşuma gidiyordur, hayır, hoşuma gitmediğine eminim, sevmiyorum bu duyguyu, hiç duymamayı yeğlerim. Ya bir gün çıldırırsam peki, yapayalnız, kimselerle konuşmadan duvarlara bakarsam, yüzüme deliliğin çirkinliği yerleşirse, o zaman hiçbir erkek yanıma yaklaşmaz, hiçbir erkek beğenmez beni.
Alıntı
Yalnızlığın Özel TarihiAhmet Altan · Everest Yayınları · 2013561 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her aşk ilişkisinde olduğu gibi de sıkıntı çeken acı çekenden daha üstün oluyor, sıkıntı çekenin sıkıntısı acı çekenin de acısı sürekli olarak artıyordu. İkisi de çektikleri acıları ve sıkıntıların hesabını karşısındakine ödetmeye çalışıyorlar, yaptıkları her hareketle, söyledikleri her sözle sıkıntılarını ve acılarını daha da büyütüyorlardı.
Sayfa 188 - Everest·Kitabı okudu
Alıntı
Tarihin alıp götürdüğünü coğrafyanın geri getirmesini bekliyorlardı.
Sayfa 187 - Everest·Kitabı okudu
Alıntı
Hem acı çekiyorum, acıyı hissediyorum, hem de bu acı bana gerçek gelmiyor, daha doğrusu bu acının gerçek olmadığını biliyorum. Ama bir şey daha biliyorum, gerçek olmayan bir acı da gerçek bir acı kadar acıtabiliyor insanın canını; canımın yandığını hissediyorum, acı duruyor orada ama bundan kurtulmaya çalışmıyorum, bu acının gerçek olmadığını hissetmem, benim bu acıdan kurtulmak için çırpınmamı önlüyor, kendimi acıya, neredeyse biraz da hoşnutlukla bırakıyorum. Kökleri yok benim acımın, gerçek bir nedene dayanmıyor, onun için de bana gerçek gelmiyor ama gene de acı var, olmaması gereken bir acı bu. Zaman zaman bu acıya nedenler buluyorum, genellikle de bu neden erkekler oluyor tabii, bazen ölüm korkusu oluyor, bazen artık yaşlanmaya başladığımı düşünmem oluyor, son zamanlarda dedem ve yaşlılık korkusu acımın nedenleri; dedemi kaybedeceğimden, ona ulaşmayı başaramadan onun beni bırakıp gitmesinden korkuyorum, bu acı ötekilere benzemiyor ama, galiba bu gerçek bir acının ilk belirtisi.
Sayfa 159 - Everest·Kitabı okudu
Alıntı
Dedem artık çok yaşlı, güçsüz ama gene de bana güven veriyor, kendimi onun yanında güvende hissediyorum, o da kendini benim yanımda daha güvenli hissediyor. İlişkimiz halá çok mesafeli, büyük bir olasılıkla da hep böyle kalacak ama artık birbirimizin yaşadığını, var olduğunu keşfettim. Dedem geçen akşam, hiç kimseyi sevmediğini, hiç kimseden de sevgi beklemediğini söyledi bana. Ben de hiç kimseyi sevmiyorum ama ben dedemin aksine, hemen hemen herkesten sevgi bekliyorum, belki de asıl yanlışlık burada, başkalarından sürekli sevgi beklememde; başkaları beni sevsin diye bu kadar uğ raşmamalıyım. Ama birileri beni sevmezse o zaman içimdeki korkular daha da büyüyerek çıkıyor ortaya, onları yatıştıracak tek şey, birileri tarafından, kim olursa olsun, birileri tarafindan sevilmek; ancak o zaman korkularımdan bir ölçüde kurtulabiliyorum, içimdeki o saldırgan boşluğa karşı direnebiliyorum. Sevgi bir tür ilaç benim için, onu bir başkasına veremiyorum ama sevgiye ihtiyacı olan, hasta olan benim, ben sevgisiz kalırsam korkularım beni yok eder.
Sayfa 144 - Everest·Kitabı okudu
Alıntı