Cilveli bir koku geliyordu fırından
Alın teriyle mayalanmış
Azcık katık yapsam diyordum elimde buunan
kırbadaki suyla
Öyle güzeldi ki
Tüm haz ve arzu dugularımı tetikliyordu
Ah diyordu içimdeki ses
Bilinçaltımda anamın yüzü canlanıyordu
Bilinçdışıma hakim değil
Oysa
Lacan, Jung ve Freud bilirdim
Lakin
Bu buğday bulamacı karşısında
Midemin tıkırsı
Bütün logosları
Altüst ediyordu
Tam da şehrin camekanlı şatafatı
Ya da
Makyajlı o güzelliği
Ne karın doyuruyordu
Ne de sofrayı dolduruyordu
Ancak
Bir kere kanmıştı aklım
Hani
Taşı toprağı altındı bu şehrin
Oysa
Şimdi
Ciğerimde