By pippo

Puan vermedi·80 syf.··
2026 112. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:46
Küçük İskender Galileo'nun Pergeli eserinde imgelemin gücüyle birlikte duyguları ve modernist kavramları birleşiminden hem kısa öyküler hem şiirler hem de aforizmalar üreterek okuyucunun anlam dünyasına yeraltı edebiyatının nüvelerini de kullanarak kendi dil eksenini tohum olarak bırakmıştır. Buradan da anlaşılacağı üzere kitap hem yeraltı hem de yer yer romantizm ve realizm akımlarını da göstererek bir harmoni okuma hissi oluşturmaktadır. Bu harmonide sadece bazen kulak tırmalayıcı cümleler olsa da genel itibariyle güzel ve anlamlı bir eser kendini göstermektedir.
Galileo'nun PergeliKüçük İskender · Sel Yayınları · 20091,068 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kavramları Yaşayıp Ruh Büründürmek!
Puan vermedi·79 syf.··
2026 111. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:47
Jean-Paul Sartre Sartre Sartre'ı Anlatıyor kendi düşünce ufkunun oluşum temellerini, eserlerini ve hayatının sekansları hakkındaki bilgileri röportaj havasında bir anlatıyla soru-cevap şeklinde okuyucuya aktarmıştır. Bu aktarımda seçilen soruların inceliği ve sezinlenişi; Jean-Paul Sartre'nin varoluşçuluk kavramının hem görüngüsel hem de kökensel yapısına dair anlam ve mana diyagramı biz okuyuculara anlatmıştır. Özellikle eserin soruları ve sorulara verilen yanıtlardan hareketle Jean-Paul Sartre hem politik hem de eylemsel durumu üzerinden net figür ve şema çizebilmekteyiz. Bu şemadan hareketle düşünürün hem dönemini hem de kendinden sonra gelecek düşünürleri etkisi altına alındığıda kaçınılmaz bir biçimde kendini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda hareketle eser hem bir otobiyografi hem de kendilik eleştirisinin yer yer göstergelerini barındırmaktadır. Sartre Sartre'ı Anlatıyor eserinin politik duruşunun anlatılan yerleri göz önünde tutulduğunda Jean-Paul Sartre'nin Karl Marx'ın etikisini de görmekteyiz. Bu etkiyi de tarihsel sahnede yeri olan figürler ve yönetimler noktasındaki örneklerle anlatısını günçlendirmiştir. Bu güç bize aynı zamanda dönemin yazar gözündeki siyasal havasını okumamıza yardım etmektedir. Sonuç olarak; Jean-Paul Sartre Sartre Sartre'ı Anlatıyor eserinde kendiliğinin temellerini oluşturan şeyler üzerinden hem kendini hem de kendiliğini oluşturan kavramların kendi dünyasından hareketle devşirilerek yeni bir anlam ve mana dünyası kazandığını anlatmıştır. Bu anlatımla birlikte kavramların kazandağı yeni kimliklerle yaşama eylemindeki karşılıkları öncelikle yazarın kendi davranış hayatındaki yerinden hareketle sağlamıştır. Kısacası kavramlar önce yazarın kendi hayatında cisimleşerek yazarın eserlerinde ruha bürünmüştür.
Sartre Sartre'ı AnlatıyorJean-Paul Sartre · Yapı Kredi Yayınları · 2004404 okunma
'Gerçek' KADIN!
Puan vermedi·63 syf.··
2026 110. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:16
Simone de Beauvoir Ben Bir Feministim adlı eserinde daha önce yazmış olduğu Kadın - İkinci Cins 1 adlı yapıtındaki temel dinamikleri anlatımını sağlamıştır. Bu anlatımda röportaj havasında geçmesi ve yer yer Jean-Paul Sartre ve Albert Camus bahsetmesi de modern ve postmodern bir dünyanın 'eril-dişil' düzleminde kadının sıfatları ve yüklemleri tartışılmıştır. Simone de Beauvoir 'kadın' kavramını tüm sıfat ve yüklemlerinden arındırarak 'kadın eşittir insan' tanıtımı üzerinden bir evren kurmaktadır. Bu evrenin oluşsallığını sağlayacak denklemler düşünüldüğünde de 'eril' bireyin, yönetimin ve sistemin çizmiş olduğu kamusal kadın kimliğinin yıkılmasını istemiştir. Kadın kimliğinin sadece bedensel bir 'özne' olmadığını açıklamaya çalışan Simone de Beauvoir, toplumsallığın tabularındaki kadın formu yerine 'gerçek' kadın yani tüm sıfatlarından ve yüklemlerinden arındırılmış sadece insan olarak kadın olmayı savunmuştur.Buradan hareketle de feminizmin önder ve ilerici bir kuramcısı ve savunucusudur. Ben Bir Feministim eserde yer yer 'eril' düzenin birey, toplum ve kadın üzerindeki olumsuz tasavvurlarına değinirken ve bu değinme noktlarını Jean-Paul Sartre'nin de destek çıkmasıyla daha oturaklı bir biçemde kendi düşünüşünün onayını hem kendinden de hem de eril bireyden almıştır. Peki bu onama nedir? Asılda Simone de Beauvoir buna ihtiyacı varmış hissi düşüncesi ve eylemsel bağlamda ihtiyacı yok gözükmektedir. Ancak Simone de Beauvoir tanınma ve geniş kitleye ulaşma noktasında Jean-Paul Sartre omuzlarına dayanmıştır diyebiliriz. Lakin bu dayanma körü körüne değildir. Yeri geldiğinde Jean-Paul Sartre eleştirilerini katışıksız ve saf bir yargılamayal hem nesnel hem de öznel bağıntılarla sunmuştur.Diğer bir açıdansa Simone de Beauvoir kadn ve aile tandeminde iki kutbunda normlar ve dayatmalardan arındırılmasını hatta yıkılmasını vaaz etmiştir. Bu vaazdan hareketle düşünürün savı modern çağ ve postmodern çağda net bir
Ben Bir FeministimSimone de Beauvoir · Kadın Çevresi Yayınları · 1986191 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 109. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:18
Bertrand Russell Bilim ve Din adlı eserinde sadece ele aldığı 'din' bağlamı düşünüldüğünde hıristiyanlık ve doğu mistisizmiyle birlikte yer yer eleştirel yer yer de olumlu bir yargılama formu belirtmiştir. Bu bağlamda eser düşünüldüğünde 'bilim' denen kavramın deney, gözlem, düzen ve anlam gibi sac ayaklarının insanın hayat sekansına etkisi görümlenmiştir. Bertrand Russell'ın eserine bilim tarihi noktasında bakıldığında Nicolaus Copernicus, Isaac Newton Batlamyus gibi düşünürlerin sınırlarını çizmiş olduğu yer merkezli ve gök merkezli evren anlayışının noktaları hakkında bilgi de vermektedir. Özellikle antik dönem doğa filozofları ve orta çağdaki kant dahil rahip ve papaz görevinde olanların dahi akli ve kalbi ölçütlerinin çatışması da gözlemlenmektedir. Bundan dolayı kitabı salt bir şekilde din ve bilim çatışması ya da anlamlandırılması değil geçmiş-gelecek arasında akli, kültürel, mitolojik, ritüellistik ve tarih bağlamında eleştirel bir kolerasyon da kurmuştur. Bu kolerasyonun ışığında insan aklının ve ruhunun çatışma-uysallaşma noktlarının izlerkleri de görülebilmektedir. Sonuç olarak eser bize geçmişin izlerini geleceğin resimlerinde görebilme anlatısı sunmaktadır. Yani köksel bir ilerlemeden bahsedebilmekteyiz. Ve inanç harmonisi bu köksel perspektifte 'dinin' kayganlığıyla birlikte sertliğinin de anlaşılması istenmektedir. Çünkü anlamdan ve manadan kopuk her şey 'yok' olmaya mahkum olamayacak kadar karşılıksız kalacaktır.
Bilim ve DinBertrand Russell · Varlık Yayınları · 1972618 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:33
Chuck Palahniuk Çarpışma Partisi eserinde anlatımında tek bir düzlem ve bağıntı üzerinden değil hem mitolojik hem modernist hem de postmodernist temaları kullanmıştır. Buradan hareketle de eser karmaşık, kopuk ya da zor anlaşılabilecek bir yön sunmaktadır. Eser daha önceki Chuck Palahniuk'in eserlerinden biraz ayrık tutmak gerekir. Çünkü bu eserin içsel dizaynı diğer eserleri gibi tek bir hikayenin etrafında net çizgileri olan biçemde değil, tıpkı hayatın kopuklukları gibi aralıklı ilerliyor. Bu ilerleyişi sağlarken de kahramanımızın hayat hikayesiyle birlikte hayat hikayesine dahil olan bireylerin hem psikolojik hem de sosyo-kültürel alanları hakkında bilgi vermektedir. Bu bilgiler ışığında ana kahramanımızın sokaktaki ya da sokaklarda görünmeyen insan olarak tanımlayabileceğimiz bireylerden seçilmesi de bize o insanların bir hayatının olduğunu ve sevgileri, aşkları, cinsellikleri yani insani tüm nosyonları sağladıkları anlatılmıştır. Kısacası yazar insanlık kibrimizin ne kadar yüceltildiğini yüzümüze vurmak istemiştir. İçsel bölümler hakkında genel bir cümle söylenecekse eğer; birçok kavramı ve kavramları inşa eden filozoflardan etkilenen yazar, bir yerde Sigmund Freud'un kavramlarıyla inşa ederken, bir yerde de karşımıza #y:214332'i konumlandırmaktadır. Özellikle kahramınımız olan ''Öğğk Casey'' bedensel ve ruhsal betimlemeleri okuyucuya homosapiens ile homoneatherdal arasındaki bireyi anlattığını düşündürmektedir. Bu düşünüşle okuyucu yer yer melez yer yer de robotic bir insanımsı varlığı hayal etmektedir. Chuck Palahniuk'in eserlerindeki mekan seçimi düşünüldüğünde de 'amerikan gettosu' ya da sokakların en ışık almaz bölgelerinde var olmaya çalışan izbe insanlar karşımıza çıkmaktadır. Bundan dolayı eserin teması bir ölümün ve bu ölümün son saniyelerinde geçen kahramanın sanki film şeridi olarak bile
Duygu ve Düşünce
Çarpışma PartisiChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 2013309 okunma