Birokur

10/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 21:59
Gazap Üzümleri-John Steinbeck Yok edilmeye mahkûm bırakılmış ailelerin yaşam mücadelesi film şeridi gibi geçiyor gözlerimizin önünden. Büyük buhran sonrası , kapitalistleşen tarımı ve krizleri Joad ailesi üzerinden anlatan insanın kitaplığında, aklında ve yüreğinde tutması gereken romanlardan biridir gazap üzümleri. Açlığın , yoksulluğun sadece kendisini değil geri planını , insanı insana kırdırmanın nasıl olduğunu ve tüm bu duyguların insanları nasıl değiştirdiğini okurken yabancı kişiler değildir artık Joadlar. Kendilerine oki denildiğinde ki hisleri , biz hiç el açmadık , insan insana bunu neden yapar ki şaşkınlıkları .. Aileyi kurtarmak adına en sevdiklerinden birini isimsiz gömmek , biriyle bütün bir geceyi birlikte geçirmek ve sabahında "dokunma , dokunursan dayanacak gücüm kalmaz" dedirtecek bir acıyı , güçlülüğü anlatırken yaşananlara tanık olmaktan çok daha fazlası olmaya başlıyor insanın içinde. Kitap, bana göre sadece bir buhranı değil insanın dönüşümünü de psikolojik açıdan derin analiz etme imkanı sunuyor. Büyük buhrandan bu yana insanlığın mücadele verdiği konular , insanlık onuru , insanca yaşam hakkı için verilen mücadelenin biçimleri ve buna saldırının biçimleri değişmiş olsa da gazap üzümleri içte hep yetişmeye devam etmekte.. Kitabın sonunda geleceği merak edilen Tom'a ne oldu,nerede acaba sorularına ise şu cümle yeterince açıklayıcı sanırım: "O zaman ben karanlıkta her yerde olurum. Nereye baksan,orada. Aç insanların bir lokma bulması uğruna nerede bir kavga çıkarsa, orada olurum ben. Nerede polis birini döverse, orada olurum." İnce Memed'i hatırlattı doğrusu. "Ticaret hayatına atılanlar yalan söylemeye, hile yapmaya mecburdur ama buna başka bir isim takarlar. Önemli olan odur. Sen gidip o lastiği çalarsan hırsız olursun. Ama o, yırtık
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·324 syf.··
2021 18. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2021 12:00
Körlük kitabıyla başlayıp toplumsal düzenin ve işleyişinin 'Görmek' ile devam ettiği alegorik tarzda sunulan en başarılı distopyalarından birini okudum. Her ne kadar "Körlük" kitabının devamı değildir, değerlendirmeleri mevcut olsa da karekterler birçok noktada farklı da olsa değerlendirmem o ki birbirini takip eden seri kitaplar şeklindedir. Verilmek istenen mesaj;toplumsal körlüklerin aslında hep içimizde yaşadığına ve asla bitmeyeceğidir.Hepimizin körlesmeye başladığı değildi aslında.Körleşmiyoruz. Hepimiz körüz.Körüz ama bakıyoruz.Bakabilen ama göremeyen körler. İnsanoğlunun yani bizim varolduğumuz her yerde kötülük vardır ve o kötülüğü engellemeye çalışan insanların nesli gittikçe tükeniyor. Kıymetli AYTMATOV, maalesef dünyanın herhangi bir yerinde yapılan kötülüklerden hepimiz sorumlu hissetmiyoruz kendimizi. Kıymetli SYRUS, suçluyu affeden hakim maalesef kendini mahkûm etmemiş hissediyor. Ve kıymetli MERİÇ,Mağlubiyetimiz içimizdeki gaflettendi ki kötüler hep iyilerden daha güçlü olarak çıktı karşımıza ve hep kazandılar.Kazanmaya da devam edecekler.. Neden mi? Don Kişot, herhangi bir maç biletinden daha ucuzken bile rağbet görmüyor çünkü. Keyifli okumalar
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2021 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2021 09:11
İnsan için en güç olan,her gün insan olarak kalmasıdır" Oysa insanlar düşünen yaratıklar olarak ortaya çıkışlarından beri kendilerini daha iyi tanımaya çalışmışlar ama bütün çabalarına rağmen şu soruya yanıt verememişlerdi : "Kötü hemen hemen her defasında niçin iyiden daha güçlü olarak ortaya çıkıyor?" Bu soruyu daha önce sormuştum. Benden önce soran biriyle bu kitapta karşılaşmak cok etkileyiciydi. Kötülük beldesi, sayısız dalgaları olan deniz kadar büyüktür. Öyleyse hayat cehennemi hayal edilebilen dehşetlerin en büyüğü değil midir,diyor AYTMATOV. En en kötüsü de ne biliyor musunuz? Varolan ve yapılan herşeyin cok çabuk unutulması. "Dün yaşayanlar bugün olanları bilemezler ama bugün yaşayanlar dün olanları bilirler ve yarın, bugünkiler 'dünkiler' gibi olacaklardır." "Bugünkiler dün olanları yaşıyor, eğer yarınkiler bugün olanları unutur,hatırlamazlarsa,bu,herkes için büyük bir felaket olacaktır." Birçok cümle defalarca okunmadan idrak edilmesi çok güç. Hepimiz aslında birbirimizden,birbirimizin yaptıklarından sorumluyuz. "Dünyanın herhangi bir noktasında işlenen her suç,her kötülük,hepimizi ilgilendirir." İyilikle kötülüğün çatışmasını ve kötülüğün/kötülerin her daim iyiliğe/iyilere galip gelişini, insanın doğa ve çevreyle olan savaşını, uyuşturucu sorununu ve piyasa ekonomisi konularını; dini motifler, yaban hayatı, siyasi dokundurmalar, dostluk ve aile bağlarıyla süsleyerek, harika olaylar kurgusu içinde gördüm. Evet üç farklı bölümden oluşuyor,fakat hepsi zincirin halkaları gibi birbirine bağlı.Bir bölümünde "Elveda Gülsarı" kitabını hatırladım.Kurgu olarak diger eserlerinden çok farklı ve iyi ki de farklı. İyi okumalar.. #disikurdunruyaları #aytmatov
Dişi Kurdun RüyalarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20238,9bin okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2021 08:49
Öğrenmek için çabanın, başarı için çırpınmanın önemi vurgulanmakla beraber ben eğitmenim diyen herkesin mutlak surette okuyup istifade etmesi gereken bir eser.Farklı bakış açılarıyla okura lateral düşünme imkanı sunuyor. Özellikle öğrenme ortamı diye tabir edeceğimiz sınıflarda eğiticiyi ikinci plana itecek (olması gereken), öğrenciye kendi öğrenme imkanını sunacak bir planlama geliştirme açısından oldukça etkileyici bulduğumu söyleyebilirim. Zaten en iyi öğrenmenin özgürleştirilmiş bir ortamda bireyin kendi kendine öğrenebileceği tezi her sayfada hissettiriliyor. Konuşmayı, yürümeyi,sevmeyi,umut etmeyi kendi kendine öğrenen insan nasıl olurda 6 yaşına geldikten sonra birileri olmadan öğrenir? Haksız sayılmaz değil mi Ranciere.Dil öğreniminin 7 yaşında bir çocukta sadece gözlem ve dinleme yöntemiyle olağanüstü bir şekilde ögrenildiğine şahit olduktan sonra öğretmek kavramı üzerine fazlaca düşünmek gerekiyor sanırım. "Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır"
Cahil HocaJacques Ranciere · Metis Yayıncılık · 20233,096 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Küçükken en büyük şans iyi bir öğretmene denk gelmektir derler ya, kahramanımız Moni'nin en büyük şansı bu olsa gerek.Hevesi kırık ve korkuları olan çocukların başaramama korkusunu tüm öğretmenler bilir.Hayal etmek, başarmak, inandığının peşinden gitmek ve farklılıklara saygı duymak, azim ve cesaretin önemini vurgulama anlamında öğretmene düşen görev muazzam vurgulanmış.Hayal eden Moni, hayali kurduran da harika bir öğretmen var. Korkularının esiri olup adım atamayan ve iyi bir öğretmeni olmadığı için de varolan potansiyeli heba olan kaç tane yetenek vardır kim bilir. "Şundan emindi,herkes birbirinden farklıydı" sözü çok etkileyiciydi. Bir de o farklılıkları görmek var değil mi? O farklılıklara yaklaşım tarzı var degil mi? Okadar değerli ki bu nokta. Olması gerektiği gibi muamele görürsek; Saygılı Doğan Cüceloğlu hocamızın dediği gibi dış tanıklığa önem veren kültüre takılı kalmazsak, çizdiklerimiz bize güzel gelmese de, ilk zamanlar zürafalara benzemese bile çok da birşey kaybetmiş olmayız. Zamanla onlar zürafaya benzer.O zürafa hayal gücümüzle uçadabilir, mavi benekli de olabilir, Mars'a da çıkabilir ve hatta bir karınca kadar dahi küçük de olabilir. Siz ne yapmak,nasıl yapmak istiyorsanız öyle olabilir. Hayalimizdeki herşey mümkündür. Çocukların hayal güçlerini harekete geçirmelerine ışık tutan güzel bir kitap. Öğretmenler de okusa fena olmaz hani :)
Benim Zürafam UçabilirMert Arık · Timaş Çocuk Yayınları · 20213,113 okunma
Reklam