Şükraaaan!
Canım,
Güzelim,
Bebeğim,
Koca kafalım,
Kara adamım,
Eğri bacaklım,
Yakışıklım,
Bunları çabucak, arka arkaya sıraladığımda gülerdin mutlaka. İnanılmaz güzellikte bir gülüş...
Yıldız Kenter'in eşi Şükran Güngör'ün ölümü ardından yazacağı onlarca mektuptan ilki.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkesin kendi doğruları vardır elbette ve herkesin kendi doğruları doğrultusunda dizayn etmeye çalıştığı bir toplumda hakim olan şey düzen değil kaostur.
Bir sorun insan tarafından idrak edilebiliyorsa, onun bir çözümü de var demekti. Bir şeyi sorabiliyorsa insan bir çözümü olduğu içindi. Her problemin bir çözümü mutlaka vardı.
Hayat anlatıldığı gibi basit değildi, onu anlamak ve öyle yaşamak gerekirdi. Tüm zorluğu da onu anlamaktan uzak bir düşünce biçimi geliştirmekten kaynaklanıyordu. Hayatı anlamaya dair atılan her adım, adımı atanın karşısına bir o kadar soru çıkarsa da hayatı kolaylaştırmaya dair ciddi etkileri vardı.