Bayram kaya

iman etmenin değeri
Bu değer ellibin kişiyi geçmeyen bir orduyu İran ve Bizans imparatorluklarına karşı savaşa itmişti. Bu iki imparatorluk bugünkü tabirle, zamanlarının birer süper gücü durumundaydılar. Yine bu değer İslâm'ın Avrupa'ya kadar ulaşmasını sağlamıştı. Eğer iman değerinden uzaklaşmak ve dünyaya yönelmek Olmasaydı İslâm neredeyse bütün Avrupa'yı kaplayacaktı. İslâm'ın altın çağından günümüze değin tarihi süreci inceleyen bir araştırmacı bütün yenilgilerimizin en büyük sebeblerinden birinin maddi değerlere yönelmemiz olduğunu görecektir. Bu duruma Uhud ve Huneyn gazvelerini ve günümüzde yahudilerle yaptığımız savaşları delil göstermeye sanırım gerek yoktur. Iman değeri, Filistinli çocukları göğüslerini kurşunlara siper ederek ölüme koşmaya sevk etmiştir. Onlar yahudileri toplarla değil taşlarla korkutabilmektedirler. İman değeri, Afganlı mücahidlerin dünyanın en büyük ordusu olan, Rus ordusuna ağır hasarlar vermesini ve Afganistan'ın ingilizler'den sonra Ruslar'a mezar olmasını sağlamış, Rusları mücahidlerden aldığı darbeler karşısında geri çekilmeye sevk etmişti. Bu değer, alimlerimizin geçmişte azgın ve zalim sultanlar karşısında durup Allah'tan başka hiç kimseden korkmadan, bazen herkesin önünde bazen o sultanlarla başbaşa kaldıklarında onlara karşı çıkabilmelerini sağlamıştır. Bu değer İslâm'ın her nesilden davetçilerine Allah yolunda olduğu sürece kamçıları ve her türlü işkenceyi tatlı göstermiştir. Onlar çağdaş materyalizmin çocuklarının anlayamayacağı bir kararlılıkla ölüme gülümseyebilmişlerdir. İşte bütün bunlardan dolayı, davetçilerin, çağdaş toplumun bünyesindeki bu iman eksikliğine yönelmeleri, imani değerleri kaybetmesinden dolayı şahsiyetini de kaybeden bu ümmetin şeref ve önderliğine geri dönebilmesi için gayretle çalışmaları gerekmektedir.
Din
Reklam
İman Etmenin Değeri İçinde yaşadığımız çağın başlıca eğilimi maddeciliktir. Bu akım sosyal, ekonomik ve siyasi hayatın bütün kısımlarına dağılmış, madde, herkesin ortak dili haline gelmiştir. Günlük hayatımızda oldukça önemli bir yeri olan ve dinimizden kaynaklanan imanın değeri ise üzerinde pek durulmayan bir değer haline gelmiştir. Bir zamanlar Amerika yalnızca maddi değerleri kullanma ve yasaklamalar koyma suretiyle içki tüketimini azaltmak istemiş ve bunun için milyonlarca dolar harcamış ancak başarılı olamamıştır. Daha sonra Rusya da aynı çabayı göstermiş, alkollü içkiler yerine diğer içeceklerin tüketimini yaygınlaştırmak istemiş ancak o da aynı şekilde başarılı olamamıştı. Oysa İslâm toplumuna içkiyi yasaklayan bir tek âyet inip de "Ondan kaçınınız” emri verilince Medine sokakları ve civarı yerlere dökülüp de diğer atık sularla karışan içkilerle dolmuş ve Islâm toplumunda o günden sonra içkiye dönülmemişti. İmanın değeri insanın Allah'ın kendisine emanet olarak verdiği güç ve enerjisini harekete geçiren bir etkendir. İman değeri dışında insanın gizli enerjisini ortaya çıkarıp harekete geçirebilen başka bir değer var mıdır?
Din
Allah'ın kitabı hayatı zorlaştırmaz, kolaylaştırır. İnsanların koyduğu kanunlar ise hayatı zorlaştırabilmektedir. Buna rağmen devletlerden korkup kanunlara itaat edenler, Allah'ın ve Peygamberlerinin karşısında özgür olduklarını iddia ettiler. #alparslanhocaylatefsir
Din
Sonra bir zaman geldi -ki biz halâ bu dönemi yaşamaktayız- müslümanlar inanç sistemlerini, sosyal düzenlerini, yurtlarını, ırzlarını, mallarını ve ahlâklarını hatta akıl ve düşüncelerini bile koruyamaz oldular! Onlara üstünlük sağlayan düşmanları, inananlarca iyi olan her şeyi değiştirip, yerine yine onlarca iğrenç kabul edilen kavramları yerleştirdiler. İnanç, düşünce ve değer yargısı; ölçü, ahlâk ve gelenek; düzen ve kanun olarak karşı çıktıkları, benimsemedikleri her şeyi onlara kabul ettirdiler. Toplumsal çözülmeyi, ahlâki çöküntüyü, dejenereyi ve insana özgü tüm niteliklerden soyutlanmayı kendilerine çekici gösterip; onları hayvanlarınkine benzer bir hayatın içine yuvarladıkları, zaman zaman hayvanları bile tiksindirecek bir hayat biçimini yaşattılar. Bütün bu kötülükleri “İlericilik”, “Gelişmişlik”, “Lâiklik”, “Bilimsellik”, “Serbestlik”, “Özgürlük”, Zincirleri kırmak”, “Devrimcilik” ve “Yenilik” gibi parlak sloganlar ve isimler altında kabul ettirdiler. Böylece müslümanların kala kala sadece “müslüman” isimleri kaldı. Bu dinle uzaktan, yakından hiçbir ilgileri kalmadı. Sel sularının sürüklediği çerçöpe döndüler. Ateşe yakıt olmaktan başka da hiçbir işe yaramaz oldular. Hem de son derece adi bir yakıt…
Din
youtu.be/mWHrYf4hjf0 Sen de Anlat! İnsanlık şu Kur'an ın Peygamberimize indiği günlerdeki durumunun bir benzerine döndü..
Din
Reklam