Aslında padişah olmayı aklından bile geçirmiyordu. Normal gidişatta kendisine padişahlık sırası gelmesi imkânsızdı. Ama gidişat anormaldi: Sultan Abdülaziz bir darbeyle indirilip katledilmiş, Sultan V. Murad üç ay sonra halledilmiş ve sıra beklenmedik şekilde kendisine gelmişti. Devleti kendi emellerine göre şekillendirmek isteyen Mithat Paşa, Rüştü Paşa, Redif Paşa gibi İttihad ve Terakki önderleri, Sultan Murad’dan da umut kesince girdikleri arayışı Abdülhamid’le sonlandırdılar.
Ya her şeyi yanlışlıktan ibaretse? ya bu cesaret sadece bir tür sarhoşluksa? ya o cesaret aslında yalnızca mis kokulu havaya, harika gün batımına, fiziksel acıların bitimine ve alt kattaki şarkılara bağlıysa?