“ O nasıl iştir öyle, kişioğlu kimi beklediğini bilmez mi?”
“Aklını başında taşıyan, kimi beklediğini bilir ama aklını gönlüne hapseden kimi beklediğini nerden bilsin.”
“ Sözler hakikat değildir, ağzımızdan çıkan seslerdir. Yeryüzünün gelmiş geçmiş en yetenekli söz ustaları dahi yaşamın en basit anlarını bile bize gerektiği gibi anlatamaz. Renkleri gösteremez, kokuyu duyuramaz, dokunuşun verdiği hazzı hissettiremez, sesleri işittiremez, yiyecekleri tattıramaz diyelim ki bir mucize oldu bunları yaptı; ama insanların ruhunda olup biteni aktaramaz. Belki akıl yürütür. Belki gürbüz düşüncesini aklın üç ayağıdan biri olan mantığın üzerine bindirip zihnin sonsuz ufuklarında keyfince gezdirir ama insan ruhunun an be an değişen halini asla gerektiği gibi anlatamaz.”
“Sabırsızsın.”
....
“Oysa bütün mahlukat sabrın ipliğiyle bağlıdır birbirine. Dünya sabırla döner. Çünkü güneşin de ayın da zamana ihtiyacı vardır. Sabırlı ol. Büyük sırlara ermen için sabır denizinde yüzmen lazım. Çünkü sırlar sabır denizinin dibinde saklıdır.”
“ Her gün bir yerden göç etmek ne iyi
Her gün bir yere dokunmak ne güzel
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...”
Mevlana Celaleddin Rumi