Hicaz bölgesinde bulunan putların çoğu insan suretinde değildir. Yemen bölgesi ile Şam bölgesinde daha fazla sayıda insan suretinde putun olduğu tahmin edilebilir.
Kaynaklarımızda yer alan ilahların İslam'dan önce her dönemde ve her yerde saygın olduklarını düşünmek doğru değildir. Dinler tarih içinde zayıflayıp güçlendikleri gibi ilahların önemi de zamanla artmış ya da azalmıştır. Özellikle kabilenin zayıflaması, sahip olduğu ilahın da öneminin azalmasına sebep olmuştur.
Esasen Arapların sahip oldukları melek, cin ve şeytan telakkileri Arap zihninde bir gaybi varlık tasavvurunun bulunduğunu göstermektedir. Hatta dönemin kahinlerinin cinlerle irtibat kurarak birtakım gaybi bilgiler edindiklerine inanılmaktadır. Ancak kahin, arraf ya da şairin ilişki kurduğu varlık, mahiyet itibariyle mahluklar kategorisindeyken nebinin ilişki kurduğu varlık yaratıcıydı. İşte Arapların büyük bir kısmı bir beşerin o varlıkla ilişki kurmasını anlamakta zorlanıyorlardı. Hz. Peygambere yönelttikleri onun beşer olduğuna dair eleştiriler de bu minvaldedir.
Kur'an-ı Kerim'in bazı olaylara gönderme yapmak üzere ortaya koyduğu tasvirleri kişi ya da kişilere, zaman ve mekana bağlı düşünmeden genellemek yanlış sonuçlara götürebilir.
Cahiliye Araplarının inancında kutsal kabul ettikleri ve ilah olarak gördükleri varlıkların önemli bir kısmı gök cisimleridir. Kur'an-ı Kerim, Hz. Süleyman döneminde yaşayan Sebe halkının güneşe ibadet ettiklerini ve bunun sapkınlık olduğunu anlatırken Hz. Peygamber'in muhataplarına bir mesaj vermektedir.