Düğünlerde dinin koyduğu ölçüler içinde oyun ve eğlencenin, çalgı ve şenliğin bulunması da İslam'da caiz görülmüştür. Hz. Peygamber nikahın def çalınarak ilan edilmesini, davul çalınmasını tavsiye etmiştir.
Allah'ın evi ikidir. Biri Kâbe, diğeri kalp. İlki mecazi, ikincisi hakiki olduğundan en azından ilki kadar ikincisine de hürmet etmek ve ihtimam göstermek icap eder. O halde Gönül yıkmak Kâbe'ye saygısızlık gibidir. İnsan kalbine saygısızlık arşa saygısızlığa benzer zira kalp Allah'ın nazargahıdır. Yunus'un dediği gibi:
Ak sakallı bir koca, hiç bilemez ki hal nice
Emek vermesin hacca, bir gönül yıkar ise
Şayet İslâm âleminde tebaa hükümdara, müridler şeyhlere, mollalar müderrislere, memurlar amirlere "Efendi" ve "Mevla" demiş; onlar da bunlara "kullarım" ve "bendelerim" diye hitap etmiş; fakirler zenginlere uşak ve zayıflar mütegallibeye köle olmuşsa, bu durum İslâm'ın gereği gibi anlaşılmamış ve uygulanmamış, ezmek kadar ezilmenin de haram olduğunun yeterince idrak edilmemiş olmasındandır.