Orada akşamın yavaşça inen esmerliği içinde Suad'ın hayalini fark etti. Bu hayal bütün narin ve biçimli vücuduyla, bu vücudun üstünde bulutlanan saçlarıyla, yağmura bakıyordu. Onun yanında inleme ihtiyacı duydu. Onu o kadar güzel fakat o kadar kendisinin değil, hiç değil, o kadar değil gördü ki.
Onu asıl öldüren, Suad'ın gözleriydi. Ve en çok kendisini zevkle korkutan şeylerle ölüyormuş duygusunu yaşamak için ölümün nasıl tatlı bir şey olduğunu düşününce, şaşıp kalıyordu.