written by surprise

written by surprise
Bir hayal için. Bir yabani çiçeğin gölgesi için
1998
26 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Bu kentin ne çatılarını ışıldatan ayları sayabilirsin, ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.
Reklam
Bir süre sonra Zehra'yı bir insan olarak düşünemediğini fark etti. İnsan değil de sanki bir kavram, bir hayal. Kutsallaştırıyordu onu. Anılarının sıkışmış çekmecelerini açarak çıkardığı her gülüşü, her sıradan sözü, her şakası, her düşüncesi; peygamberini yitirmiş bir mümin gibi sürekli yinelediği, bütün varlığını yönelttiği bir mucize gibi geliyordu.
"Fırat," diyordu, "Fırat, günlerce, aylarca insan ölüleriyle doldu da taştı. Fırat suyu kan akıyor baksana" "Dicle" diyordu. "Dicle günlerce, aylarca insan ölüleriyle doldu da taştı. Dünyanın bütün kartalları, çöle indiler, çölde insan etine doydular."
Yüzü de gittikçe yorgunlaşıyor, tükeniyor, acıya kesiyordu. Şu anda bu adam tepeden tırnağa acıya kesmiş. Kim bilir ne acılardan geriye kalmış. Ancak sürekli acı çekmiş insanların, acıya dayanmışların yüzleri böyle olur. Bir tepeden tırnağa acıya keser, bir ağız dolusu gülerler. Ömürlerinde yanlarından acı geçmemiş gibi.
Roman