Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·264 syf.·
2022 58. kitabı
En sevdiğin, en beğendiğin kitap ne diye sorsalar eminim ki kitaplardan biri Eylül olur artık. Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olan bu kitapta olaylardan çok kahramanların ruh halleri anlatılmaktadır. Okurken onlarla yaşadım bu aşkı.. İçeriğine değinmek gerekirse; Süreyya ve Suad 5 yıllık evli bir çift. Necib Süreyya'nın akrabası. Necib ve Suad'ın yasak aşkını ele alıyor. Okumayan varsa kesinlikle tavsiye ediyorum...
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2019 65. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2019 18:38
Bildiğiniz üzere ilk psikolojik romanımızdır Mehmet Rauf'un Eylül romanı. Başta ana kahramanım olmak üzere bütün kahramanların iç dünyasını çok net bir şekilde görebildiğimiz bir kitap. Yazıldığı dönemden ötürü anlamını bilmediğim birçok kelime karşıma çıktı. Oluşturduğum sözlüğümün bir kısmını doldurdu kelimeler diyebilirim. Bunun yanı sıra hangi kahraman erkek hangi kahraman kadın anlamakta ilk başlarda güçlük çektim, karışıklık yaşadım. Bitişi de hiç beklemediğim bir hadiseyle bitti. Genel itibariyle beğendiğim bir kitaptı. Okuyacak olanlar için keyifli okumalar dilerim
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2023 8. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2023 06:06
Kitap, ismini baskahramanlardan biri olan Suat’ın kendi durumunu içinde oldukları eylül ayına benzetmesinden alıyor. Süreyya, eşi Suat ve Necip’in başkahramanları olduğu eserde Suat ile Necip’in arasındaki yasak aşk anlatılıyor. Süreyya’nın ailesinin bağ evinde başlayan hikâyede beş yıldır evli olan Süreyya ve Suat çifti de görünürde hiç sorun yokken aslında Suat’ın sık sık kendisini kötü hissettiğini, eşini her daim mutlu etmek adına çeşitli endişeler duyduğunu görüyoruz. Necip ise Süreyya’nın kuzeni ve arkadaşı. Sıkça bu eve gelerek aileyle vakit geçiriyor. Birçok kadınla kısa süreli ilişkiler yaşayan, kadınlara dair çok genelleyici ve sert fikirleri olan bir bekardır kendisi. Necip’in Suat’a karşı duyacağı aşk, Suat’ın eşini memnun etmek adına babasından para alarak çok istedikleri yalıya gidebileceklerinin sürprizini yapmasıyla başlayacaktır. Davet ve rica üzerine Necip de onlarla yalıya gidecek ve çokça vakit geçirmeye başlayacaklardır. Süreyya’nın denize karşı büyük bir sevgisi var, çok geçmeden bir sandal kiralıyor ve sık sık denize açılıyor. Suat’a ise deniz rahatsızlık verdiği için ne kadar denese de eşiyle gidemiyor. Süreyya’nın bu gidişleriyle birlikte Suat birbirlerinden biraz daha uzaklaştıklarını hissederken Necip’le de bolca vakit geçirmeye başlıyorlar. Süreyya’nın aksine Necip de Suat gibi piyanoyu, müziği çok seviyor.. Böylelikle Suat ve Necip’in arasında, başka kimsenin dahil olmadığı, bir ortak zevk alanı oluşuyor. Devamıni merak edenler kitabı okuyabilir . İki insanın da ruh halleri güzel yansıtılmış okurken o anları yaşıyor gibi oldum fakat betimlemelerden ara ara sıkıldım fazla empati kuramadım . Konu olarak ilgi çekici fakat ağır betimlemeleri ile biraz yoran bir kitap oldu . Okuyacak olanlar bunu bilip okumaya başlasin.
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
Eylül hüzün ayı...
7/10
·264 syf.·
2026 1. kitabı
Yıllar önce okumuştum şimdi ikinciye okumuş oldum. Onca yıl geçmesine rağmen sonu aklımda kalmış. Mehmet Rauf çarpıcı bir son yazmasaydı belki de bu kadar konuşulmuş olmayacaktı bu eser. Romanın psikolojik tahlillere yer vermesi herkesi cezbetmeyebilir. Ben genel olarak okurken keyif aldım. Zaman zaman Süreyya'ya, Suad'a kızacağınız anlar olacak. Necib'e zaten kızacaksınız. :) Servet-i Fünun'u anlayabilmek açısından okunabilecek en önemli kitaplardan biri. Okuyacaklara keyifli okumalar...
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
Eylül
7/10
·268 syf.··
2020 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 15:10
Eylül, özellikle karakterleri bakımından sevdiğim bir kitaptı. Kitap, ilk psikolojik roman olmanın hakkını veriyordu ve bir bakışın, bir gülümseyişin hissettirdiklerini sayfalar boyu anlatıyordu. Bu durumdan dolayı Eylül pek sürükleyici olmasa ve yaklaşık bir ayda bitirmiş olsam bile yine de güzel bir kitaptı.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
10/10
·264 syf.··
2022 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 23:48
Eylül.. Türk edebiyatında ilk psikolojik roman.Hakikaten de öyle..Kitabın gidişatı ara ara sıkıcı olsa da yazarın güzel toparladığını söyleyebilirim. Betimelemelere fazlasıyla yer verilmiş. Kitabın son sayfasını okuyunca ahh Suad ahh Necip demekten kendinizi alıkoyamayacağınız bir eser.Ahlaki erdemlere değinilmiş, bazı imkansız meseleleri mümkün oldurmaya çalışmamak gerektiği vurgulanmış( tabi bu benim nacizane kendi düşüncelerim). Etkilendiğimi belirterek spoiler vermemek adına incelemeyi kısa tutuyorum. Fakat kitap için şunu da yazmak isterim ki keşke dediğim yerler vardı. Keşke şu karakteri de yakından tanısaydık. Yazar bize biraz da ondan bahsetseydi. Bunun dışında güzeldi. Okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2021 5. kitabı
kendisi ilk psikolojik roman özelliği taşır. Bir derginin serilerinle parça parça yayınlanırken kitap halini almış daha sonrasında. betimlemeler o kadar fazla ki bazı yerlerde çok sıkılmış olsam da karakterleri fazlasıyla hissettiğimi fark ettim bu sebeple kitabın sonu beni etkiledi. yazar tüm aksiyonu son 10 sayfada kullanmış diyebilirim.
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2019 29. kitabı
Uzun uzun psikolojik tahliller, kalem ustalığı ve iç burkan bir aşk hikayesi. Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik romanı olan Eylül'ü özellikle Eylül'e ertelemiştim. İyi yapmışım. İyi ki okumuşum. İyi ki Mehmet Rauf'la tanışmışım.
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
Eylül
2/10
·287 syf.··
2019 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2019 23:56
Yazar: Mehmet Rauf Karakterler: Suad, Süreyya, Necip, Fatin, Hacer, Beyefendi, Hanımefendi Kitap Hakkındaki Düşüncelerim: Bitmek tükenmek bilmeyen mekân ve hava betimleri beni gerçekten sıktı. Kendimi hava durumu okuyormuşum gibi hissettim. Karakterlerin psikolojileri üzerinde fazlaca durulmuş olması aşırı detay verilmesi de sıkıyor insanı psikolojik romanlardan uzun bir süre uzak duracağım sanırım. Kitabı yıllar önce almıştım tavsiye üzerine. Konusu yasak aşk olan kitapları itici buluyorum. Bu tür kitapların toplumu olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Kitapta eşini onun bir akrabasıyla aldatan bir kadının yasak aşkı masumane ve yüce gösterilmeye çalışılmış. Güya çok namuslu bir kadın olduğu çünkü adamla sadece manevi anlamda aşk yaşadığını yazar defalarca vurgulamış. Aldatmak partnerinin yanında yapamayacağın davranışları yapmak, sözleri söylemektir. Yani sadece fiziksel aldatmadan bahsedilemez manevi olarak da aldatma söz konusudur. Biriyle beraberken ama ben başkasına aşığım onun için ölüyorum demek saçmalığın daniskasıdır. Ayrıl ne halt yiyorsan ye derler adama. Toplum kurallarına aykırıdır. Bu konu üzerine bir roman yazmanın bunun için zaman harcamanın ve insanların bu kitabı okumasının vakit kaybı olduğunu düşünüyorum. Suad: Sabırlı, Süreyya’ yı kaybetmekten korkan ve onun kendisinden uzaklaşmaması için babasından para alıp yalı kiralamasına yardımcı olan, hayatta kendini ikinci plana atan, çocuğunu kaybetmiş bir anne, iyi niyetli bir kadın. Zamanla Süreyya’ nın ilgisizliğinden dolayı bunalıma girer. Eskisi kadar mutlu bir evliliklerinin olmadığını düşünür. İçten içe Süreyya’ ya kızsa da bu kızgınlığını dile getirmez. Necip Tifo hastalığına yakalanır, iyileşir onu bağ evinde ziyarete giderler. Hanımefendi ve Hacer bir hanım eldiveni sayesinde
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201749,9bin okunma
Başyapıt... Peki kime göre, neye göre?
2/10
·268 syf.··
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 17:51
Bugün incelemesini yapacak olduğum kitap ömrümden ömür yiyen ve uzun bir süre Türk klasiklerinden uzak durmama neden olacak bir kitap. Türk edebiyatının ilk başarılı psikolojik eseri sayılan Eylül... Binlerce kişi tarafından okunulan, önerilen, hakkında incelemeler yapılan, okullarda okutulan bu kitabı dilerseniz bir de benden dinleyin. Arkanıza yaslanın, uzun bir inceleme olacak. Eylül gerçekten kült bir eser olmayı hak ediyor mu? Kitap Süreyya, Suat ve Necip isimli üç karakterimiz arasında dönüyor. Süreyya (erkek) ve Suat (kadın) evli bir çift ve Necip de aile dostları. Süreyya bulunduğu ortamdan son derece bunalmış bir haldeyken bir nevi tatil niyetine karısı Suat'la bir yalıya taşınıyorlar ve sonra dostları Necip de onlara misafir olarak geliyor. Süreyya ve Suat mutlu ve hallerinden mesut bir çift. Necip ise kadınlara güven olmayacağını düşünen biri ve dolayısıyla evlenmeye hayatı boyunca hiç yanaşmamış. Ancak yalıda bulunduğu süre zarfınca Süreyya ve Suat'ın ne kadar mutlu olduğunu görüyor ve acaba, diyor, acaba gerçekten böyle mutlu evlilikler mümkün mü? Cidden Suat gibi melek kadınlar da var mı? Ve bu şekilde başta çiftin mutluluğuna, ardından Suat gibi birinin hayaline ve en sonunda ise Suat'a aşık oluyor. Yorumuma geçmeden önce çok içtenlikle söylemek istediğim bir şey var. Allah belanı versin Necip, sevgiler <3 Bu kitabı okuma nedenim edebiyat okuma sınavımı bu kitaptan olacak olmamdı. Bana bu kitabın denk düştüğünü duyan arkadaşlarımdan biri öyle bir kitap ki kaldığın yeri kapatıp başka bir yerden devam etsen de değişen hiçbir şey olmuyor demişti. O kadar haklı ki... Kitabın doğru düzgün bir olay örgüsü yok. İki yüz küsür sayfa boyunca boğucu betimlemeler, asla umurumda olmayan ve nefret kustuğum karakterlerin ruhsal tasvirleri ve Necip ve Suat'ın o
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)