ÖLÜM AZ OLUR SANA
Gittin ve gittiğin gün bittin gibi slogan sözlere gerek yok
Çok öz ve kısa söyleyeyim
Ben seni çok sevmiştim
Ağlasam kirpiğimden düşsen yaramdan kıskanacak kadar
Annen gibi sevmiş baban gibi kol kanat germiş
Ömrümü yoluna talan etmiştim hiç umursamadan
Ben seni çok sevmiştim
Gözünün renginden saçının teline
Üşüyen ellerinden gülen yüzüne kadar
Şimdi anladım ki boşuna harap olmuş
Boşuna ağlamışım senin ardından
Boşuna üzmüşüm herkesi
Boşuna dağlanmışım senin kahrından
Ve belki de tek tek helallik almalıymışım
Senin yüzünden kırdığım tüm dostlarımdan
Şimdi gidiyorum
Talan olmuş servetim
Yalan olmuş gençliğim
Viran olmuş geçmişimle şimdi gidiyorum
Ve sana son sözüm
Bana aşk dilendirdin sen de aşk dilenesin
Ölüm az olur sana dilerim sürünesin.
Kitap normalde o kadar amatör bir kurgu içeriyor ki sadece bukrenin sonunu merak ettiğim için okudum. Hatta okurken yuh artık dediğim yerler oldu. İçimden ben ne okuyorum diye kendime sorular dahi sordum. Ama kitapta bazı satırlar vardi ki gerçekten çok güzeldi. Aşka dair sözler insanın içine işliyordu. Zaten kitapı kurtaran da bunlar olmuştu. Hikayenin kurgusu o kadar basitti ki zaten başka şekilde de kendini kurtaramazdı. Kitapta en yakın arkadaşın bazen en yakın aşk olabileceği çok iyi anlatılmış. Sevmeyi bilmeyen bir kız ve hep bir kişiyi karşılıksız sevmiş bir adam. Sonunda gerçek aşkı buluyor. Ama en yakın arkadaşında. Doğrusu ben insan elindeki ile yetinmeyi bilmesi lazım. Platonik bir aşk için ömür harcamaya değer mi ? Bukre çok seviyor ama hep yanlış kişileri ben onun için mutlu bir son olmasına sevindim. Ama kitaptı okuyacak arkadaşlara hikayenin saçma ama bir kaç güzel satır uğruna okumasını tavsiye ederim.