Arzu

Arzu
@CLONES
Mühendis
17 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Yatacağı zaman bir süre çantayı koyabileceği bir yer aradı. Nereye koyacağını bilemiyordu. Sonunda onu başucuna, yastığın hemen yanına koydu. Daha sonra, okula başladığında, sınıfın yarısından fazlasında aynı cins çantanın olduğunu görecekti. Ama şimdilik bunu bilmiyordu, bilse bile önemi olmazdı. Çantası onun için çok güzel, çok özel bir şey olarak kalacaktı. Kısa hayatında onu yeni yeni olayların beklediğini, bir gün bu dünyada yapayalnız kalacağını, çantasından başka bir şeyi olmayacağını da bilmiyordu çocuk.
Neler olmuştu? Orozkul yine dövmüş müydü zavallı Bekey'i? Zil zurna sarhoş muydu yine? Başka neler olmuştu? Neydi bu sessizliğin anlamı? Bu saatte dışarıda niçin kimseler yoktu? "işler yolunda gidiyorsa, ben de gider o meret tomruğu çıkarırım çaydan. Orozkul'un canı cehenneme!" dedi kendi kendine. "Ona bulaşmamalı, istediklerini yapmak ve olanları unutmak en iyisi. Bir eşeğe eşek olduğunu ispat edemezsin ki!"
Sayfa 94
"Hepimiz Boynuzlu Maral Ana'nın soyundanız, birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için! " Saçmalık bu! İnsanlar üç kuruş için birbirini boğazlar ya da seni hapse tıkmaya çalışırken, bir geyiğin lafı mı olur!
"Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç-beş kelle fırlatmak yeter."
Sayfa 171
Sanırım gözlerim kapandığında uçsuz bucaksız bir aydınlık ve ruhumun içinde yuvarlanacağı ışık dolu dipsiz bir uçurum göreceğim. Sanki kendi özünden kaynaklanan ışıltılar yayan gökyüzünde karanlık lekeler halinde belirecek yıldızlar, yaşayanların gözüne siyah kadifenin üzerindeki altın pulları gibi görünürken benim için altın çarşafın üzerindeki siyah noktalara dönüşecekler. Ya da bu sefil halimle yamaçları karanlıklarla kaplı iğrenç, derin bir uçurumda sonsuza dek düşerken etrafımda hiç durmadan hareket eden silüetler göreceğim.
Sayfa 63