Ama benim medcezirlerim bu iffetli ve kısır çağrılara göre hareket etmiyordu artık, bir anda farkına vardığım bir gerçekle damarlarımda akan kanın daha da tehlikeli bir tavırla dolanmaya başladığını hissettim.
"Sana bir hediyem var," dedim birdenbire. Bana dönerken elini kendinden emin bir tavırla şu an düz olan karnımın üzerine koydu.
"Orada mı?" dedi.
Dünyamız yepyeni şeylere gebeydi.
" Eğer sultan beni tutup kaldırsa yerden,
Yakışır, başımı yüksek görsem göklerden,
Ben o topraktanım ki, nisan bulutu,
Acıyıp serper üzerime, bereketli yağmuru.
Vücudumda yüz dil olsa da yine,
Şükretmiş olamam nimetlerine. "
"Kendimi bağışlamayı, yargılamamayı, ama geçmişten ders almayı öğrenmem gerekiyordu. Bana kabul etmeyi, içten olmayı ve başkalarının da aynını yapabilmesi için kendimi sevmeyi öğrettiler."
"Zihinsel telepati; evet, insanlar aslında bu yöntemle iletişim kurmalıydılar. Telepatiyle konuşabildikleri zaman, değişik diller ve alfabeler gibi engeller söz konusu olmaz. Ne var ki, ben biraz düşününce bizim dünyamızda bunun asla işlemeyeceğine karar verdim, çünkü bizler için şirketten çalmak, vergi kaçırmak, her türlü dalavereyi çevirmek sıradan olaylar halindedir. Bu dünyanın insanları asla 'açık zihinli' olmaya yanaşmazlar. Saklanacak o kadar çok hile, o kadar çok kırgınlık vardır ki!"