İyilikler isteyen bir insanın önce kendisi iyi olmalıdır. Sevinç isteyen, kendisini sakinleştirmelidir. Şarap isteyen , olgun üzümleri sıkmalı, mucize bekleyen, imanını kuvvetlendirmelidir.
Herkese o kadar çok hak ve imkan verdik ki artık hiçbir şeyi kullanmaya kontrolümüz altına almaya hakkımız kalmadı.
Hangi parti olursa olsun, günümüzdeki partilere de güvenilmez. Onlarım övmeleri ile kötülemeye arasında bir fark yok.
Her dönemim sorununun aynı olması...
Çok çok değişik bir kitaptı. Bir öğretmenin öğrencileri tarafından işlenen cinayeti çözme çabası anlatılıyor. N isimli öğrenci kamp sırasında öldürülüyor ve Z tutuklanıyor. Öğretmen suçta kendisinin de eli olduğunu düşündüğü için olayı aydınlatmaya çalışıyor. Balık gibi olmak, balık gibi bakmak, balık... birilerini balığa benzetirken onlarında ona balık diye hitap ettiğini duyması. Zenciler de insandır düşüncesi yüzünden öğrencileri onu sevmiyor. O zamanda radyo ne derse doğrudur ve çocuklar sömürgeyi savunmak üzerine yetiştiriliyor. Öğretmenin de bunu reddetme şansı yok. Öğretmen Tanrı'ya inanmıyotken bir papaz ile konuşması sonucu düşüncelere dalıyor ve olaylarda dürüst açıklamalar yaptıkça rahatlıyor. Cinayet çözülüyor. Ama işte bazen olayları anlayamadım. Belki de Tanrı en çok vicdanlarda yaşıyor. Penceredeki çocuklar... Tanrı sokaklarda dolaşıyor...
Tanrısız GençlikÖdön Von Horvath · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,696 okunma