Ayc'ın Kitapları

8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2020 17:05
Kitapların isimlerinin tılsımlı olduğuna inanırım. Bu kitabı da ilk gördüğümde ismi çok dikkatimi çekmişti. Birkaç alıntı okuduktan sonra kitabı favori listeme oradan da sepetime ekledim. Deneme ve öykü türünde yazıları içeren kitapla aramda başka bir bağ oluştu kitabı okurken. Sanki uzun süredir görüşmediğim bir dostla konuşuyormuş gibi hissettim bazen. Kitapla dertleştik, o anlattı ben uzun uzun düşündüm adeta. Sanki kalbimin derinliklerinde üstü tozlanmış yerlere dokundu bu kitap. Bazen okuduğum cümleleri tekrar tekrar okudum o edebi tadı yine yeniden alabilmek için. Her öykünün içinde herkesin hayatından bir parça var. Bir zamanlar bir köşede kaybettiğin bir parçan ile karşılaşabiliyorsun aniden. Kitaptaki genel atmosfer biraz melankolik ama tam da hayatın gerçekliği tadında. Ayrılığa, hayal kırıklığına ve terk edilmeye dair duyguları en can alıcı şekliyle veriyor. Yazarın tasvirine ve benzetmelerine hayran kaldım. Okurken altını çizdiğim pek çok cümle oldu. “Yılan” isimli öyküye de yıldız koydum; sanırım o anki ruh halimle diğerlerinden daha çok beğenmişim. Kitabı ara ara açıp bazı öyküleri tekrar okuyabilirim diye düşünüyorum. Ben okurken keyif aldım. Sizlere de tavsiye ederim.
Loş İklimlerin HayvanlarıÇiğdem Demirhan · Kutu Yayınları · 2019177 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2020 14:27
Yokyer, Neil Gaiman’den okuduğum ikinci kitap. Yazarın tarzını çok beğeniyorum. Zaten fantastik ve bilim-kurgu tarzları favorilerimdendir. Koralin’i bir solukta okumuştum; bu kitap da aynı akıcılıkta bir kitap ve kendini okutuyor. Bence kitap, karakter ve olay açısından oldukça zengin. Okudukça, bolca farklı kahramanla tanışıyorsunuz. Ben kitabı okurken bazen Doctor Who dizisini izliyormuşum hissine kapıldım. Eh, Neil Gaiman’ın Doctor Who’nun bazı bölümlerini yazdığını da biliyorum. Bir ara bütün karmaşayı Doctor gelip çözecek diye bekledim. :) Kitap, iki farklı Londra’dan bahsediyor; yukarı Londra (bizim bildiğimiz Londra) ve aşağı Londra( fantastik olayların başkenti). Richard yukarı Londra’ya ait gayet sıradan bir insan ve hayatı rutinlerle kuşatılmış. Bir gün kız arkadaşı ile yemeğe giderken Richard, yaralı bir kız ile karşılaşıyor ve macera başlıyor. Çünkü bu yaralı kız aşağı Londra’nın hatırı sayılır leydilerinden Door’dur. İsminin de ele verdiği gibi Door bir kapı açıcıdır ve ailesini öldüren azılı katiller, Bay Croup ve Bay Vandamar, peşindedir. Richard, Door’a yardım ettikten sonra yukarı Londra’dan izi silinir ve artık aşağı Londra’ya ait olur. Ailesinin intikamını arayan Door ve eski hayatına geri dönmenin yollarını arayan Richard’ın yolları tekrar kesişir ve Marquis De Carabas ile Avcı’nın da yardımları ile aşağı Londra’da maceralar silsilesi yaşanmaya başlar. Serüvenin devamı ise kitabın satırları arasında sizleri bekliyor. Bu tarzı sevenlerden iseniz kaçırmayın. Keyifli okumalar dilerim.
YokyerNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20191,135 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 00:25
Paul Auster hep duyduğum bir isimdi. İlk kez okuma fırsatım oldu ve Leviathan ile başladım. Merakla okumaya başladığım kitabı okurken de heyecan ve merak duygum azalmadı. Şüphesiz Paul Auster farklı bir yazar. Kitabı okuduktan sonra yazarın hayatını araştırdım biraz. İstemsizce kitabın ana karakteri Sachs ile karşılaştırdım yazarın bazı yaşadıklarını. Kitabın karakterleri fazlaca gerçekçi ve beklenmedik. Tıpkı hayat gibi. Belki de kitabın kendini okutmasının ve merak uyandırmasının sırrı da budur.  Kitap genel olarak yazar olan Peter'ın yine yazar olan arkadaşının sır dolu ölümü üzerine olayı aydınlatma çabasını ele alıyor. Peter, Sachs'ın ölüm sebebini bir roman halinde anlatmak istiyor çünkü bu ölümü araştıran otoritelerin kendi gerçekleri ile olayı çözeceklerinin kaygısını taşıyor ve biliyor ki arkadaşı ölse bile en güvenebileceği kişi ve ölümünün ardındaki hikayeyi anlatabilecek tek kişi Peter'ın kendisi. Olay ilmek ilmek çözülürken pek çok karakteri tanıyoruz ve her bir karakterin detaylı anlatımını okuyoruz. Yazar, karakterlerin kişiliklerini, birbirleri ile bağlantılarını ve ana olaydaki etkin rollerini çok başarılı bir şekilde kurgulamış. Ayrıca, yazar karakterlerin hayatlarını anlatırken satır aralarında Amerikan Rüyası düşünce biçimini ve hayat tarzını eleştirmeyi de ihmal etmemiştir. Özellikle bunu ana karakterimiz Sachs'ın hayatında bolca görebiliyoruz. Genel anlamda, kitabı okurken keyif aldım ve yazarın diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar! 
LeviathanPaul Auster · Can Yayınları · 20191,035 okunma
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2019 28. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2019 00:21
Kitabı ilk gördüğümde hikâyenin bu denli derinlere ineceği hiç aklıma gelmemişti. Açıkçası, kitabın açıklaması bende büyük merak uyandırdı. Ve tabi ki kitabın ismini ben de sorguladım çoğu okur gibi. Neden Algernon’a Çiçekler? Tabi, bu sorunun cevabı kitabın içinde saklı! Öncelikle Algernon kobay bir fare ve aslında yapılan testlerde ana karakter Charlie’yi yenen ve ondan zekâ olarak daha üstün olan bir fare. Charlie, zekâ geriliği olan bir birey ama yaşadığı süre boyunca hep akıllı olmayı istiyor. Eh, bunda annesinin çocukken ona yaşattıklarının da büyük payı var. Charlie “normal” olma isteği doğrultusunda Algernon’a yapılan deneyin kendi üzerinde uygulanmasını kabul ediyor ve hikâyemiz başlıyor. Hikâye, Charlie’nin “ilerleme raporu” halinde yazdığı notlarla birlikte ilerliyor ve yazar, ilerleme raporlarını zekâ geriliği olan bir bireyin elinden çıkmışçasına tüm yazım ve dil bilgisi hatalarıyla gerçekçi bir şekilde okurla buluşturuyor. Açıkçası, bu özellik bana başta tuhaf gelse de alıştıktan sonra çok hoşuma gitti. Hatta arada ileri sayfalara bakıp Charlie düzeltebilmiş mi yazısını diye baktığım zamanlar oldu. Hikâyenin içeriği ile ilgili olarak ne desem az gelir gibi geliyor. Değinilecek o kadar çok nokta var ki! Okurken bazen içim çok acıdı, bazen kendimi sorguladım, empati kurmaya çalıştım. Çok ilginçtir ki insan zekâ geriliğine sahipken de üstün zekâya sahipken de yalnız kalıyor! Çünkü biz “normal” insanlar kendimiz gibi olmayanı çemberin dışına itiyoruz. Çemberin dışından bir hikâye okumak isterseniz bu kitabı kesinlikle öneriyorum. Keyifli okumalar!
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2019 23:58
İlk olarak belirtmek isterim ki bilimkurgu tarzını çok seven bir okurum. Üniversite yıllarımda George Orwell’in 1984 romanı ile tanıştığım bu tarzdaki kitaplara hayranım. Bu Ölümsüz kitabı, bu tarzda yazılan güzel kitaplardan birisi; Zelanzy’nin kurgusu çok başarılı. Yine de kitabı okurken biraz zorlandım. Hele ilk altmış sayfa kadar olan kısmında tam olarak kavrayamadım ne olduğunu. Sonrasında ise kitap aktı gitti ve bırakmak istemedim. Aslında kitabın içi çok dolu; mitolojik ve efsanevi ögelerle süslenmiş, bu yüzden de insanı doyuruyor ve insanın hayal gücünün sınırlarını zorluyor. Kitapta farklı türde yaratıklar, mutasyon dolayısıyla farklılaşmış insanlar ve farklı gezegenden vatandaşlar var. Her karakterin ayrı bir özelliği var. Tabi ki bu özellikler kitabın ana karakteri Conrad’da arşa çıkmış; haliyle “bu ölümsüz” niteliği de Conrad’a atfedilmiş. Kitap, ÜçGün olayları olarak bahsedilen nükleer savaş sonrası dünyadan bahsediyor. ÜçGün olaylarından sonra dünya nüfusu fazlasıyla azalmış ve insanların bir kısmı Vega gezegenine göç etmiş. Olay örgüsü ise Vegalı bir yazarın kitap yazmak amacıyla dünyaya gelmesi, kitabı için dünyada bir geziye çıkması ve Conrad ve ekibinin ona eşlik etmesi ile gelişiyor. Mısır’dan Atina’ya ve dünyanın pek çok yerine uzanan bu yolculuk dünyanın kader çarkını da değiştiriyor. Genel olarak, Hugo En İyi Roman Ödülü’nün sahibi olan bu kitabı beğendim. Bu tarzı beğenenlerin okumasını tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Bu ÖlümsüzRoger Zelazny · İthaki Yayınları · 2019638 okunma