Çağlar

Kazım Karabekir ile görüşme
Kendisine verilen görevi yerine getirmek üzere Ankara'ya giden yoldaşımızın Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir ile yaptığı görüşme, dikkate değer bir husustur. Emperyalist devletlerin Türkiye topraklarını işgal etmedeki kesin kararlılığına işaret eden yoldaşımız, komünist kuvvetlerle Anadolu'daki milli kuvvetlerin birleşmesi gerektiğini kaydetmiş. Bunu üzerine Paşa, şunu sormuş: Sizin kuvvetiniz nedir? Buna gereken cevabı veren yoldaşımız, uluslararası devrime katılan Türkiye'ye dünya, özellikle de Sovyet proletaryasının yardım edeceğini belirtmiş. - Pekâlâ. Öyleyse biz ne yapalım, burada Bolşevizmi beyan edelim mi, ülke bunu kaldırabilecek mi, bu mümkün mü? Yoldaşımızın cevabı şu olmuş: - Ülkede komünizmi ilan etmek mümkün olmamakla birlikte, sosyal devrim için geniş çapta hazırlıklar yapılmalıdır. Ülkede ger el ve sağduyulu hazırlıklar, ancak partimizin gelişi ve faaliyetleriyle başlayacaktır. Buna kesin cevap vermeyen paşa, şunu söylemiş: - Alt tabakalardan faaliyete başlayan teşkilat ve hareketlere ülkede kesinlikle tahammül edilemez. Çünkü bu hareket ordu içinde intizamın bozulmasına ve ülkenin dış düşmanlar tarafından işgal edilmesine yol açacaktır. Görüşme sırasında daha sonra, ülkenin silahlı kuvvetlerine Parti'nin ne kadar maddi destekte bulunabileceği konusuna değinilmiş. Türkiye'ye maddi yardımın, Türkiye Komünist Partisi vasıtasıyla yapılmasının, ülkede komünist teşkilat ve propagandayı kuvvetlendireceği görüşüne varılmış
Sayfa 116·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anadolu'dan gelen yoldaşların ve Anadolu Gruplarının görüşleri
Anadolu'da Bolşevizm maskesi altında, onunla hiç de uyuşmayan propaganda yapılıyor. Anadolu'daki komünistler ve Komünist gruplar gibi, görev yerlerinden geri dönen yoldaşlarımız da, şu görüşleri savunuyor: Rusya Sovyet Cumhuriyeti ve Üçüncü Enternasyonal, "Türkiye'ye destek vermekten başka, Turkiye Komünist Partisi'nin programını, Türkiye'deki tek gerçek komünist program olarak kabul edip onaylamalı ve başka programları kabul edenlerin hiç birisinin Bolşevik olmadığını ilan etmelidir. Böylece, sahte Bolşevizm ve zarar verici propaganda, gücünü ve etkisini kaybedecek. Emperyalist işgalin kargaşa ve dehşeti sebebiyle Anadolu, çaresizlik içindedir. Kimi teşkilatlar terörist niteliktedir. Anadolu'nun emekçi halkı Bolşevizmi kendisi için kurtarıcı güç olarak görüyor; ona inandığından, bu gücü Anadolu'ya getirenler, onun için değerli olacaktır. Bu sebepten dolayı, Türkiye'ye para, silah, askeri teçhizat olarak ve başka şekillerde yapılan maddi yardım, Türkiye Komünist Partisi'nin elinden geçmeli ya da öyle görülmelidir. Bu husus partimizin halk arasında, milliyetçi, Kemalist ve diğer güçler arasındaki durumunu güçlendirebilir. Türkiye'ye maddi yardım davasında aracı olarak partimiz, silahların er ya da geç komünistlerin çetin mücadele etmek zorunda kalacağı gerici güçlerin eline geçmesini engelleyecek, silahların ikinci derece teşkilatların eline geçmesine son verecek ve emekçi halkın maddi ve manevi gücünü arttıracaktır
Sayfa 114·Kitabı okudu
Yeşil Ordu
Türkiye'deki yüksek memur ve subayların, hakim durumdaki tabakaların istek ve umutlarına uygun düşen Bolşevizmin gerçekleştirilmesi için Yeşil Ordu adı altında son derece hızlı bir teşkilat kurulmuş bulunuyor. Bu teşkilatın niteliğini ve özünü anlamak için, onun partimiz tarafından ele geçirilen programındaki şu maddeleri gözden geçirmek yeterlidir. Yeşil Ordu Türkiye'yi ve Asya'yı Avrupa Emperyalizminden kurtaracak, genellikle sermayenin hakimiyetini yok edecek, toprağın ve ülke zenginliklerinin emekçi vatandaşlar tarafından maddi ve manevi yeteneklerine göre kullanılmasını sağlayacak, mevcut zenginliklerin ve sermayenin halkın elinde olmasını temin edecek, demokratik yönetim ve umun kolektif çalışma biçimini uygulayacak. Esaret şartlarında yaşayan ve maddi ihtiyaçlarını karşılayamayan insanların destekçisi ve savunucusu, mirasyedi efendiler değil, Yeşil Ordu'dur. Teşkilatın en güvenilir ve en sağlam öğeleri işçiler, köylüler, gerçekten insanlığa hizmet edenler olabilir. Peygamberin zamanında varolan umumi samimiyeti, teşkilat, İslam'ın sosyal ilkelerine dayanarak, yeniden kazandıracaktır. Teşkilatın ayırt edici emaresi, yeşil bayraktır. Teşkilat devrimci kızıl orduların müttefikidir, köylerden başlayarak,.tüm ülkelerde kolları ve hatta merkez komiteleri vardır. Genel merkez büro, dış merkez komitelerle haberleşerek, harekete geçme anını tespit edecektir. Yeşil Ordu'nun devrimci hareketi, tahmin edildiğinden çok daha yakınımızdadır. Yeşil Ordu'nun masrafları gizli kaynaklardan karşılanıyor. Ankara'daki Yeşil Ordu teşkilatını eski İçişleri bakanı Nazım Bey yönetiyor. Onun eski komutanlar ve İttihatçılarla bağlantı ve ilişkisi olduğunu tahmin edebiliriz. Enternasyonal İslamcıların ya da Ebazercilerin Yeşil Ordu ile ilişkileri hakkında henüz açıklık sağlayamadık
Sayfa 110·Kitabı okudu
"Halk Zümresi" ve Milli Egemenlik
Türkiye'nin o zamana kadar belirli bir parti programı bulunmayan Kuvai Milliye hükümeti, milletvekillerini ve taraftarlarını toplayarak bir program kabul edip "Halk Zümresi" adı altında yeni bir parti kurdu. Partinin program raporunu Maliye Bakanı Ahmed Ferit bey sundu. Geçen yıl, kimi arkadaşlarıyla birlikte Ahmed Ferit Bey, bahis konusu programa yakın ilkelere dayanan Türk Millet Partisini kurmuştu. Bu parti gibi, diğeri de milli ve devletçi sosyalist partidir. Yeni Parti'nin programındaki en önemli yerleri aşağıda belirtiyoruz. Mutluluk, saadet, eşitlik ve adalet; kayıtsız şartsız milli egemenlik; on sekiz yaşını dolduran vatandaşlara seçimlere katılma hakkı; Millet Meclisi çiftçilerin, çobanların, zanaatçıların, tüccarların, memurların, erlerin, sanayicilerin, işçilerin ve serbest meslek sahiplerinin (bunların her birinin kendi sınıfından seçeceği) milletvekillerinden oluşacak. Millet meclisinin görev süresi iki yıl. Meclisin üçte biri devamlı denetim görevinde bulunurken, bunlar arasından seçilen şahıslar yürütme makamını teşkil ediyor. Köyler, mıntıkalar ve kazalar, seçilen belediye meclislerinin üyelerince idare ediliyor. Görevler şunlar: Dışişleri, adalet, milli savunma, ulaştırma, umumi istatistik, nüfus sayımı, dahili teftiş, sağlık, posta-telgraf, gümrük, ticaret, ziraat, sanayi, orman ve maden, ekonomi, sosyal yardım ve eğitim. Harp divanı yalnız askeri suçlarda yetkili. Yıkıcı, zarar verici ve soyguncu nitelikte olmama şartıyla, toplantı, vicdan ve basın hürriyeti temin edilecek. Tekelleşmenin önüne geçilecek, ekonomik gücün tek elde toplanması engellenecek. Çiftçi ve işçi sendikaları, kooperatifler kurulacak ve lüzumsuz aracılar ortadan kaldırılacak. Ekonomide ortak işletme imtiyazları kaldırılacak ve bu işletmeler devletin elinde toplanacak.
Sayfa 108·Kitabı okudu
TKP MK'nın Son Zamanlarda Türkiye'de Gelişen Olaylarla İlgili Raporu
Teşkilatın faaliyetleriyle irtibatı temin etmek için bundan üç ay önce Anadolu'nun doğu ve batı vilayetlerine gönderilen Süleyman Sami ve Salih Zeki yoldaşlar geri döndü. Hazırladıkları teferruatlı raporların en esaslı ve mühim yerlerini sunuyoruz. 1. Bugün Anadolu'da nüfuz sahibi üç kumandan var: Mustafa Kemal Paşa, Kazım Karabekir ve Ali Fuat Paşa. Mustafa Kemal komünizme ilke olarak karşı ve sosyal devrimin Türkiye için elverişsiz olduğuna inanıyor. Mustafa Kemal taraftarlarının politik görüşleri, onların Halk Zümresi partisince ortaya kondu. Mustafa Kemal'in düşmesi, çok daha radikal görüşlü Ali Fuat Paşa'nın iktidara gelmesine yol açacak. Mustafa Kemal ile Kazım Karabekir arasında görüş ayrılığı var. Bu durum, Karabekir'in Rusya ile yakın ilişkilerinden, Komünizmi daha iyi anlamasından ve komünizme sempati duymasından kaynaklanıyor. Mustafa Kemal ile Karabekir arasındaki görüş ayrılığı muhalefete dönüşüyor. Erzurum ile Ankara arasında. Alt tabakalardan başlayan devrimci hareketi kabul etmeyen Kazım Karabekir'den, her ne olursa olsun yararlanmak, onun bugünkü muhalif tutumundan faydalanmak gerekir. Türkiye'ye maddi ve askeri yardımlar, ülkede teşkilatlı faaliyetlere geçen partimiz aracılığıyla yapılmalı
Sayfa 106·Kitabı okudu