Çağlar

Resmi Türkiye Komünist Fırkası
Bir kere, Anadolu'da "komünist" sifatli resmi bir parti olmasının, Türk-Sovyet görüşmelerini olumlu yönden etkileyebileceği, Rusların Türkiye ile işbirliği yapmak hususunda gösterdikleri çekingenliği kaldıracağı düşünülmüş olabilir. Ancak, TKF'nin "muvazaa partisi" diye adlandırılagelmesi pek yerinde değildir. Danışıklı bir oyunla, Anadolu mücadelesini Bolşevik olmuş gibi göstermek şöyle dursun, Bolşevik modelinin Türkiye'de uygulanamayacağı ısrarla öne sürülmüştür. Mustafa Kemal, TKF'nin ortaya çıkmasından daha iki ay önce Mecliste "bizim nokta-i nazarlarımız, bizim prensiplerimiz cümlece malumdur ki, Bolşevik prensipleri değildir ve Bolşevik prensiplerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve teşebbüste bulunmadık" diyordu. TBMM Zabıt Ceridesi, cilt 3, s. 189 Burada etraflıca görüleceği üzere resmi TKF (pek sağlam olmayan) teorik bir Bolşevizm-Komünizm ayrımına dayanmaktadır. TKF Bolşevik değildir, ama kendi söylediği gibi Komünist olduğu da su götürür. Partinin daha çok, Komünist adının duygusal değer yükünden faydalanmak için, bu Terim'in anlamını zorladığı görülmektedir
Sayfa 84·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yeşil Ordu ve Çerkes Ethem
Yeşil Ordu teşkilatı 1920 sonbaharında kesin olarak feshedilmiş ve Ankara'daki komünist partilerinin hem resmisine hem de gizlisine bağlanmak istemiştir. Fakat artık söz konusu olan, altı ay önceki kadro değil, düpedüz Çerkes Ethem çevresidir. Cemiyetin ilk kurucularından çoğu, solcu denemelerden büsbütün vazgeçmiştir; ancak Hakkı Behiç ise başka bir çizgiden giderek Halk İştirakiyun Fırkası'na katılmıştır. Resmi T.K.F. kurulduğu zaman, Dahiliye Vekaletinden vilayetlere yapılan bir tamimle Komünist Fırkası'nın resmen teşekkülü haber verilmiş ve Yeşil Ordu'nun bu fırkaya inkılap ettiği bildirilmiştir. Ayrıca, Mustafa Kemal Paşa da Çerkes Ethem'e bir mektup yazarak, hem onu bu kuruluşa davet etmiş hem de Yeni Dünya'nın resmi komünist organı olmak üzere Ankara'ya taşınmasını istemiştir. Ethem bunu kabul etmiş olacak ki, çok geçmeden Yeni Dünya Ankara'da çıkmaya başlamıştır
Sayfa 82·Kitabı okudu
Çerkes Ethem
Bir Sovyet yazarına göre, Ethem "Bolşeviklik bütün dünyaya hakim olacak, eğer biz ona münasip duygularla hüsnü kabul gösterirsek, millet her halükarda saadete ulaşır. Sükûn sağlandığı takdirde, bolşevizm istikbalimiz için çok faydalı ve verimli olacaktır. Şimdi, bolşeviklik memleketi kurtarıyor, gelecekte halkımızın hayat ve saadetlerini de koruyacaktır" demiştir. Bak. G.S. Harrıs, Communist Movements s.61 Çerkes Ethem'in Hatıraları'nda ise Bolşeviklik hakkındaki görüşü şöyle anlatılmaktadır: "... Moskova yoldaşları Türk ihtilal ileri gelenleri arasında daha ziyade beni emin buluyorlardı ve bu kanaatlerini açıkça ortaya koymuştular. Lenin'in ilk ilan ettiği, milletler hakkındaki hürriyet ve serbestiye ait yüksek ve çekici prensipler, yine onlar tarafından cerhedilinceye kadar, ben Sovyet dostluğunun hararetli ve samimi taraftarlarından bulunuyordum" s.109
Sayfa 81·Kitabı okudu
Yeşil ordu Cemiyeti
Yeşil ordu cemiyeti, hükümete resmi bir beyanname vererek kurulmuş olmadığına göre, gizli bir teşkilattı; ama Mustafa Kemal Paşanın bilgisi dışında değildi, zaten onun yakın çevresinden gelen kimseler tarafından kurulmuştu. Fakat Çerkes Ethem'in Çapanoğlu ayaklanmasını bastırmaya giderken veya dönüşünde, Ankara'da bu teşkilata katılmasıyla Yeşil Ordu'nun eline ciddi bir silahlı kuvvet geçmesi, Mustafa Kemal Paşanın faaliyeti durdurmak için ortaya çıkmasını gerektirmiştir. Ancak 1920 yazındaki bu ilk durdurma teşebbüsü tamamıyla başarılı olamamış ve grubun ağırlık merkezi, Ethem'in hakim olduğu Eskişehir yöresine kaymıştır. Zaman zaman çevresindekilere komünizmin tek kurtuluş olduğunu söyleyen Çerkes Ethem 1920 ağustosunun sonlarında, Eskişehir'de Arif Oruç vasıtasıyla Seyyare-i Yeni Dünya adlı günlük bir "İslam Bolşevik Gazetesi" çıkartmaya başlamıştır.
SSCB'nin Türkiye'ye gönderdiği silahlar
6000 tüfek, 5 milyon kadar tüfek mermisi ve 17.600 top mermisi; 1920 Eylülünde 200,6 kg külçe altın; 1921 Ocak ve Şubatında 1000 atımlık top barutu, 4000 el bombası ve 4000 şarapnel mermisi ile başka askeri malzemeler verilmiştir: Siyasi Tarih, s.635/n. 23
Sayfa 73·Kitabı okudu