Çağlar

B.M.M.'nin ilk yılları
Mustafa Kemal Paşanın 26 Nisan 1920'de Lenin'e çektiği telgraf, "Emperyalist hükümetler aleyhine, bunların esareti altındaki insanları kurtarmak için Sovyetlerle işbirliği yapmayı ve Sovyetler Menşevik Gürcistan'a karşı harekete geçerse, Türkiye'nin de Emperyalist Ermeni hükümetine karşı harekete geçmeyi ve Azerbaycan'ı Bolşevik zümresine sokmayı kabul ettiği"ni bildirmekte ve "Müşterek mücadelemiz için kuvvetlerimizi teşkilatlandırmak üzere para ve silah yardımı"nda bulunulmasını istemektedir. Çiçerin'in, Rusya Federatif Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti Dışişleri Komiseri sıfatıyla, bu yazıya verdiği 3 Haziran 1920 tarihli cevap, iki ülke arasında kurulan diplomatik münasebetlerin başlangıcıdır. Cevabî mektup, Sovyet Rusya hükümetinin "Türkiye'nin istiklalini ve Türk olan arazinin Türk devletine ilhakını kabul ettiği"ni, fakat "Ermenistan, Kürdistan, Lazistan ve Batum bölgesinde, Doğu Trakya'da referandum"a taraftar olduğunu ve "Ermenistan ve İran ile Türkiye arasındaki hudutların tesbiti için Sovyetler'in aracılık yapmaya hazır oldukları"nı belirtiyordu. Louis Fischer'a göre, Rusların buna yanaşmak istemeyişlerinin nedeni, komünist olmayan bir devletle ittifak yapmayı tehlikeli saymalarıdır: 1920 ortalarında böyle bir ittifak, zaten yorgun olan ve daha Lehlilerle, Wrangel'le ve Gürcü Menşeviklerle savaşması gereken Kızıl Ordu'yu bir de Anadolu'da Yunanlara karşı döğüşmek zorunda bırakabilirdi. Bak. Soviets in World Affairs 1, s.390
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sovyetlerin referandum istemesi
Mustafa Kemal paşanın 26 Nisan 1920'de Lenin'e çektiği telgraf, "Emperyalist hükümetler aleyhine, bunların esareti altındaki insanları kurtarmak için Sovyetler'le işbirliği yapmayı ve Sovyetler Menşevik Gürcistan'a karşı harekete geçerse, Türkiye'nin de emperyalist Ermeni hükümetine karşı harekete geçmeyi ve Azerbaycan'ı Bolşevik zümresine sokmayı kabul ettiği'ni bilgilendirmekte ve "müşterek mücadelemiz için kuvvetlerimizi teşkilatlandırmak üzere para ve silah yardımı"nda bulunulmasını istemektedir. Çiçerin'in, Rusya Federatif Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti Dışişleri Komiseri sıfatıyla, bu yazıya verdiği 3 Haziran 1920 tarihli cevap, iki ülke arasında kurulan diplomatik münasebetlerin başlangıcıdır. Cevabî mektup, Sovyet Rusya hükümetinin "Türkiye'nin istiklâlini ve Türk olan arazinin Türk devletine ilhakını kabul ettiği"ni fakat "Ermenistan, Kürdistan, Lazistan ve Batum bölgesinde, Doğu Trakya'da referandum"a taraftar olduğunu ve "Ermenistan ve İran'la Türkiye arasındaki hudutların tesbiti için Sovyetler'in aracılık yapmaya hazır oldukları"nı belirtiyordu. Mustafa Kemal'in ittifak teklifi ise, nezaketen atlanmıştı Dipnot: Louis Fischer'a göre, Rus'ların buna yanaşmak istemeyişlerinin nedeni, komunist olmayan bir devletle ittifak yapmayı tehlikeli saymalarıdır: 1920 ortalarında böyle bir ittifak, zaten yorgun olan ve daha Lehlilerle, Wrangel'le ve Gürcü Menşevikler'le savaşması gereken Kızıl Ordu'yu bir de Anadolu'da Yunanlara karşı döğüşmek zorunda bırakabilirdi. Bak. Soviets in World Affairs, 1, s. 390
SSCB'yi batıya karşı tehdit olarak kullanmak
Kurtuluş Savaşı'nın komutanları arasındaki ilk yazışmalarda Bolşeviklik ve Ruslar'dan yardım sağlamak konuları önemli bir yer tutmaktadır. Bu dönemde, yardım konusunun siyasi rejim bakımından yakınlaşmayı da gerektireceği düşünülmektedir. Ancak, komutanlar Sovyetler'le anlaşmadan önce, itilaf devletlerini bu yanaşma tehdidiyle korkutarak yola getirmeyi de denemişlerdir. "Heyet-i Temsiliye tarafından Yunan işgalinin vahşiliklerini Düvel-i İtilafiye mümessilleri nezdinde protesto etmesi istenen Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne, 'bu halin temadisi halinde milletimizin vesait-i muhtelifeye müracaata mecbur kalınacağı'nı söylemeleri de telkin edilmiş ve başvurulacak çeşitli yollar sözünün 'Avrupalıların en ziyade korktuğu katliam, Bolşeviklerle ittihat gibi manaya mutazzamın olması cihetiyle bera-yi tahvif' uygun düşeceği açıklanmıştır. Karabekir, İstiklal Harbimiz, s. 431 Karabekir 13 Ocak 1920 tarihli cevabında, bu tehdidi uygunsuz ve erken bulduğunu açıklamış olmakla birlikte, iki ay geçmeden Rauf Orbay beyin İstanbul'daki Amerikan mümessilini aynı şekilde tehdit etmesini takdirle karşılamaktadır (s. 513
Selanik'te ilk sosyalist oluşumlar
Selanik, Osmanlı topraklarında solcu düşünüşün, önce gayr-i Türk çevrelerde doğduğu, sonra da Türkler arasında yayıldığı önemli bir merkez olmuştur. Hürriyetin ilanından sonra, bu şehirde sol faaliyet başlamış ve çeşitli milliyetlere mensup işçileri solcu sendikalarda toplamak için -daha çok Bulgar ve Yahudilerin önayak olmasıyla- bazı teşebbüslere girişilmiştir. 1908 Ağustosunda Selanik'ten meclise seçilen mebuslar arasında sosyalistler bulunmaktadır. 1909 1 Mayısında da bu şehirde Vasil Glavinov gibi Bulgar sosyalistleri , imparatorluğun bütün tebaları için seçme ve seçilme haklarının tanınmasını, emeği koruyacak kanunlar çıkarılmasını ve grev mevzuatlarının değiştirilmesini talep eden beyannameler dağıtmışlardır. Bkz. Novichev, "Zarozhdenie rabochego i sotsialisticheskogo dvizheniia v Turtsii" Stefan Velikov'a göre, 7 Eylül 1908'de Bulgar Sosyal Demokrat İşçi Partisi (Sol Sosyalistler) çevresinden bir takım kimseler, Selanik'te solcu bir sendika kurmak istemişler; yine Selanik Sosyal Demokratlarından Anarko-liberal yönelimli Abraam Benaroya adlı bir Yahudi de , bu sırada daha çok kendi ırkdaşlarından bir eğitim grubu teşkil etmiştir. Benaroya grubu, 1908 Ekiminde Sol Sosyalistlerle birleşmiş, fakat 1909 Şubatında çözülmüştür. Bunun üzerine, Benaroya Mart ortalarında bir Sosyalist Federasyon kurmuştur. Bu Federasyonun 1909 güzünde 9 sayı çıkan haftalık bir yayın organı da olmuştur. İlk dört sayı, Bulgarca , Rumca, Türkçe (Amele Gazetesi) ve Yahudice; kalan sayılar ise, yalnızca Bulgarca ve Yahudice olarak yayınlanmıştır. "Sur le Mouvement ouvrier et socialiste... de 1908" s.31-32, 35-36
Sayfa 33 - bilgi yayınevi·Kitabı okudu

Çağlar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·1024 syf.·
77 günde okudu
·
2024 5. kitabı
Mete Tunçay
10/10 · 20 okunma