Derviş bağrı taş gerek
Gözü dolu yaş gerek,
Koyundan yavaş gerek
Sen derviş olmazsın.
Dövene elsiz gerek
Sövene dilsiz gerek,
Derviş gönülsüz gerek,
Sen derviş olamazsın .
Ele geleni yersin ,
Dile geleni dersin ,
Böyle dervişlik dursun ,
Sen derviş olamazsın !
Mesud eden değil , meşgul eden bir medeniyet … Kafasının içinde bir fikir , kalbinin içinde his bırakmayan , mütemadiyen uçuran , koşturan , yediren , içiren bir medeniyet … Bir an için durup düşünen adam , burada bu medeniyetin sırf insanları harekete esir eden bir esir tüccarı olduğunu hissediyor . Düşünmeye meydan vermemeli , durmamalı . Çünkü durursak içimizde yemekle doymayan , su ile harareti bitmeyen bir açlık ve susuzluk olduğunu hissedeceğiz . ( Kenan Çobanları &Maske ve Ruh, Halide Edip Adıvar)