Çalıkuşu️️

Değerlendirmelerim...
Puan vermedi·204 syf.··
2022 12. kitabı
Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklendiğinde diğerleri de yanlış gidermiş ya hani; bir hata yaptığınızda diğerleri de ardısıra geliyor ve asla peşinizi bırakmıyor... Kimse o hatanın hangi şartlarda ve neden olduğunu sorgulamıyor. Sadece kınamakla yetiniyor. Romanın başkarakteri de tam da böyle bir noktada çaresizce affedilmeyi bekliyordu. Ölüm gerçeğiyle karşı karşıya kalmak ve ölümün bu denli yakın olduğunu bilmek insan psikolojisi üzerinde öyle etkili bir faktör ki mutluluğa bir türlü ulaşamamış en berbat hayatlarda bile yaşama tutkusunu tetikliyor. Belki de bencilleştiriyor. Sadece yaşama arzusu: Kiminle olursa olsun, nerede olursa olsun...Ufacık bir iyilikle mutlu olacak kadar kötülüklerle örülmüş bir hayatta yaşama arzusu. Yokluğun ve sahipsizliğin en ağır bedellerini fazlasıyla ödediğini düşünen bir kadın eline geçen ilk fırsatta bir yalan üzerine de olsa yepyeni bir hayat inşa ediyor. Bu yalanın ortaya çıkmasıyla beraber bütün dünyanın sırtını döndüğü kadın aynı zamanda öleceğini öğreniyor. Buna rağmen pişmanlığının, yalnızlığının hiçbir değeri yoktu. Geçmişten kesitlerle bir kadının, yaşamını kendi ağzından anlattığı roman gizemli ve merak uyandırıcı bir eser. Dili ve akıcılığı çok başarılı bulamasam da, anıları kitabın bütününe yayması ve tek seferde gizemi ele vermemesi dolayısıyla okuyucuyu tutmayı başarabilir. Yazarı hiç duymamış olmama rağmen kitabı okumamdaki en büyük etken de bir çeşit psikolojik tahlilde bulunmak idi. İyi okumalar...
İyilikŞebnem İşigüzel · İletişim Yayınları · 2019355 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·192 syf.··
2021 4. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2021 17:20
Genel itibariyle kitlelerin düşünce yapısı ve onları tetikleyen unsurları ele alan bir eser. Her ne kadar psikolojik kitaplar beni cezbetmese de sürükleyici anlatımı ve içinde barındırdığı tarihi anekdotlarıyla ikinci defa okumam gerektiğini düşündürdü. Kitapta özellikle (yazarın tabiyetinden kaynaklı) Fransız tarihinden ve Fransız devriminden örneklere yer verildiğinden belli başlı tarihi karakterlerin bilinmesi gerekebilir. Örnekleri kavrayabilmeniz açısından kitabı okumadan önce Fransız devrimini konu alan Danton filmini izlemenizi öneririm. Sitede en fazla alıntı paylaştığım eser olabilir. Zira eser inceleme niteliğinde olduğundan tespitler önplana çıkmaktadır. Yapılan tespitlerin çoğuna katılmakla beraber kitlelerin yönetilmesine dair önerilen yöntemlerin kötüye kullanıma açık olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar kitleler akıl yürütmelerden etkilemese de birey olduklarını farkına varmaları ve insanın diğer varlıklardan ayıran akıl ve mantık sınırları içerisinde olaylara yaklaşarak adil bir düzen oluşturulmasının sağlanması gerektiği düşüncesindeyim. Bu da yazarın gösterdiği "lider" profili ile sağlanamaz. Topluluk halinde yaşamaya muhtaç olan insanlar olarak kitlelerin davranışlarını anlayabilmek açısından okunması gereken bir eser. Keyifli okumalar diliyorum...
Kitlelerin PsikolojisiGustave Le Bon · Koridor Yayıncılık · 20185,2bin okunma
ŞEKER PORTAKALI MI, PORTAKALLI ŞEKER Mİ?
Puan vermedi·184 syf.··
2020 25. kitabı
>>>>>>>>>>> SPOİLER İÇERİR <<<<<<<<<<<<<< "Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü" diyordu yazar Vasconcelos bu yapıt için.Hepimiz çocukluğun getirdiği, küçük mutluluklarla yetinip büyük hayaller kurduğumuz saf dünyamızdan bir dürtüyle uyanmış, acıyla karşı karşıya kalmışızdır.Zeze ise bu acıyla çok erken tanışmış olanlarımızdandı. Yoksul bir ailede büyümüş olan Zeze zeki, açık sözlü, aynı zamanda haylaz bir afacan.Zekası sayesinde erken yaşta okumayı sökmesi, ailesi dahil etrafındaki herkesi hayretler içerisinde bırakıyor.Kimi zaman kendini alkışlatan kimi zamansa sövülüp dayak yemesine yol açan yetenekleri (daha çok şeytani fikirlerini hayata geçirmek için kullandığında) her halükarda ağızları açık bırakıyor.Zeze'nin bilgiye olan açlığı daha ilk anda kişilere ve eşyalara karşı duyduğu merakla kendini ele veriyor.Kafasındaki soru işaretlerini gidermek için sorularıyla etrafındakileri, özellikle de Edmundo dayıyı sıkboğaz etmekten imtina etmiyor. Zeze'nin şeker portakalı fidanında olduğu gibi insan dışı varlıkları dost edinerek onlarla konuşması aslında sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de sıkça rastlanan bir durum.Antropomorfizm olarak tanımlanan bu kavram insan dışındaki varlıklara insan özellikleri yüklemek ve insan dışı varlıklar ile ilgili sanki insanlarmışcasına konuşmak olarak tanımlanıyor.Çocuklarda bu gayet normal ve yararlı olarak görülmesine karşın yetişkinlerde garip ve delice bir davranış olarak algılanıyor.Ancak antropomorfik eğilimler ile sosyal zekanın birbirleriyle bağlantılı olma ihtimali yüksek olduğu düşünülüyor.Dolayısıyla bunu normal bir sosyal davranış olarak görmek gerekir. "-Önemi yok, onu öldüreceğim! -Ne diyorsun sen, küçük; babanı mı öldüreceksin? -Evet, yapacağım bunu. Başladım bile.Onu
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2014275,3bin okunma
KÜRK MANTOLU MADONNA'YA DAİR DEĞERLENDİRMELER
Puan vermedi·163 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
>>>>>>>>>DİKKAT SPOİLER İÇERİR<<<<<<<< Uzun zamandır okumayı planladığım ve nihayet fırsatını bulup okuduğum bu kitabın her satırı bir bilinmezi açığa çıkarıyormuşçasına ayrı bir etki uyandırdı bende.Raif Bey'in mektubunda, yaşadıklarının yanı sıra duygularını aktardığı satırlar, üslubundaki eşsizliği ortaya koyuyor. Raif Bey karakteri gerek iş hayatı gerekse aile hayatında etrafındaki pek çok insan için varlığıyla yokluğu arasında bir fark olmayan, alelade bir insan konumunda.Roman, sadece kendisine verilen işi yapan ve insanlarla iletişim kurmaktan olabildiğince uzak duran bir insanın iç dünyası etrafında dönüyordu adeta.Böyle bir insanın sanılanın aksine ne kadar geniş bir düşünce dünyasına sahip ve karmaşık duygular içerisinde olabileceği çok net görülebilir.Bu durum özellikle kitabın ilk satırlarında şöyle ifade edilmiştir: "...Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız: 'Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?' Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkûm birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak kendilerine göre bir iç âlemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz.Bu âlemin tezahürlerini dışarı vermediklerine bakıp onların manen yaşamadıklarına hükmedecek yerde, en basit bir beşer tecessüsü ile bu meçhul âlemi merak etsek, belki hiç ummadığımız şeyler görmemiz, beklemediğimiz zenginliklerle karşılaşmamız mümkün olur.Fakat insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar..." Biz de etrafımızda gördüğümüz bu insanların hiçbir niteliğinin bulunmadığı gibi yanlış bir önyargıya
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma