>>>>>>>>>DİKKAT SPOİLER İÇERİR<<<<<<<<
Uzun zamandır okumayı planladığım ve nihayet fırsatını bulup okuduğum bu kitabın her satırı bir bilinmezi açığa çıkarıyormuşçasına ayrı bir etki uyandırdı bende.Raif Bey'in mektubunda, yaşadıklarının yanı sıra duygularını aktardığı satırlar, üslubundaki eşsizliği ortaya koyuyor.
Raif Bey karakteri gerek iş hayatı gerekse aile hayatında etrafındaki pek çok insan için varlığıyla yokluğu arasında bir fark olmayan, alelade bir insan konumunda.Roman, sadece kendisine verilen işi yapan ve insanlarla iletişim kurmaktan olabildiğince uzak duran bir insanın iç dünyası etrafında dönüyordu adeta.Böyle bir insanın sanılanın aksine ne kadar geniş bir düşünce dünyasına sahip ve karmaşık duygular içerisinde olabileceği çok net görülebilir.Bu durum özellikle kitabın ilk satırlarında şöyle ifade edilmiştir:
"...Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız: 'Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?' Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkûm birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak kendilerine göre bir iç âlemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz.Bu âlemin tezahürlerini dışarı vermediklerine bakıp onların manen yaşamadıklarına hükmedecek yerde, en basit bir beşer tecessüsü ile bu meçhul âlemi merak etsek, belki hiç ummadığımız şeyler görmemiz, beklemediğimiz zenginliklerle karşılaşmamız mümkün olur.Fakat insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar..."
Biz de etrafımızda gördüğümüz bu insanların hiçbir niteliğinin bulunmadığı gibi yanlış bir önyargıya