"ben her işimi hesapla yaparım. Ne var ki kısmetim yok. Ama kimbilir, belki bugün. Günün her doğuşu yepyeni bir gün getirir. Talihim bugün yaver gidiverir bakarsın. Ben işimi eksiksiz yapayım da kısmet geldiğinde beni aradığı yerde bulsun."
Hedefe ulaşınca bir bakıyorsun ki, hayat gitmek istediğin, varmak istediğin sonuçların toplamı değil, yolun kendisiymiş. Sen hedefe ulaşmaya çalışırken, yolu kaçırıyorsun. Hafta sonlarını, tatillerini, öğle aralarını bile maksimum verimlilikte yaşamak zorunda hissediyorsun. Gezilmedik şehir, görülmedik ülke, yenilmedik yemek, yapılmadık aktivite kalmamalı diyorsun. Bunların bir kısmı gerçekten ihtiyacımız olmayan şeyler de olabiliyor. Ve bütün bu aktivitelerin amacı onun tadını çıkarmaktan ziyade bir skor kazanma çabasına dönüşüyor. Bunu da yapmış olmalıyım diye düşünmek hoşuna gidiyor insanın. Eğer her şeyi yaparsak, gerçekten yaşıyoruz gibi hissetmeye başladık.