Aşırı enformasyon ve aşırı iletişim, hakikat eksikliğinin, dahası varlık eksikliğinin belirtisidir. Daha fazla enformasyon, daha fazla iletişim bütünün temel belirsizliğini ortadan kaldırmaz. Hatta daha da artırır.
Marksizmden ve psikanalizden sonra iyice biliyoruz ki, topluma damgasını vuran şey toplumsal antagonizma (toplumun sınıflara bölünmüş yapısıyla bir bütünlük ve tutarlılıktan yoksun oluşu), aynı zamanda bireyin özündeki/esasındaki eksiklik/yetersizlik ilkesidir de.
Saf aklın bütün yordamlarını kaybettiğimiz, demek sahte ile hakiki, kötü ile iyi arasında ayrım yapabilme yetimizin kökten parçalandığı düşkünlük, çıkarcılık ve faydacılık zamanı.