Erdal Öz'ün Yaralısın romanı insanı derinden etkileyen, sinematografik betimlemelerle olayları adeta bir film sahnesi gibi gözümüzde canlandıran bir üslupla yazılmış. Romanda düşünce suçlusu bir siyasinin tutuklanıp Nurilerle dolu bir koğuşa atılması ve bu koğuşta yaşananlar anlatılıyor. Ayrıca bu siyasi gencin başından geçen işkenceler o kadar samimi ve içten bir dille anlatılıyor ki; insanı derinden etkiliyor. Okurken şu soruya yanıt arıyorsunuz; acaba işkence eden insan mı daha çok insanlığını aşağılıyor, yoksa işkence edilen kişi mi daha çok kendini aşağılıyor iç dünyasında? Erdal Öz romanı ikinci tekil şahıs ağzından anlatıyor. Romanın önsözünde Yaşar Kemal'in roman ile ilgili düşünceleri de çok değerli. Okuyucuyu romana ısındıran bir önsöz olmuş. Ben romanı çok samimi, çok akıcı, çok derinlikle ve içtenlikle ve ustaca kaleme alınmış buldum. İşkence bir insanlık ayıbıdır. İşkence yapan da yapılan kişi de artık eski oldukları insan değillerdir. İnsanı hayvanlaştıran bir insanlık suçudur. Kitabı herkesin okumasını tavsiye ediyorum.