Bir tür bilgisizlik, karanlık ve bilinmeyen bir kıtaya ilişkin bilgi eksikliği meselesi değildir bilinçdışı. Aksine " Bilinçdışı, bilgimizden önce hareket eder ve eylemleriyle görünür hale gelir... bizim gizli düşüncelerimiz değildir; bilakis, yapıp ettiklerimizle ifade edilir.
Her hikâyede bir sessizlik, gizlenen bir sahne, söylenmeyen kelimeler vardır, buna inanıyorum. Söylenmeyeni söyleyene kadar hikâyenin kalbine ulaşamayız.
Sınırlar silindiği, ölçüler ve çıpalar ortadan kalktığında her türlü hadsizlik, istila ve ihlal "meşru" görülür. Her türlü özensizlik, aşırılık, hürmetsizlik ve hoyratlık da.
Güven, mekân ve aidiyet duygusu uyandıran devamlılık ve kalıcılık izleri ve izlenimleri için yönümüzü çevirebileceğimiz hiçbir yer yok işte. İstikrarlı, dağılma endişesi duymayacağımız bir kimlik duygusu için. Dostluklardaki yakınlığı kuran o nazik sınırlar bile yok artık.