Gizem Mışraklı

Gizem Mışraklı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanın yarattığı bir kurum olan devlet nasıl olur da insanın önüne geçebilir? İnsanın önüne geçmeyi bırakın ona zarar verebilir, ezebilir, yok edebilir? İnsanın yarattıklarına esir olması bir ilk değil... Bu sanırım insanın varoluşunda bulanan bir sakatlık. Devlet icat eder esir olur, kültür icat eder esir olur, teknoloji icat eder esir olur, para icat eder esir olur... -Özge Sönmez
Sayfa 23·Kitabı okudu
Edebiyat
Tahta, beton, teneke, toprak, saman damlarımızla iki milyardan artığız, kadın, erkek, çoluk çocuk. Ekmek hepimize yetmiyor, kitap da yetmiyor, ama keder dilediğin kadar, yorgunluk da göz alabildiğine. Hürriyet hepimize yetmiyor. Hürriyet hepimize yetebilir ve sevda kederi, hastalık kederi, ayrılık kederi, kocalmak kederinden gayrısı aşmayabilir eşiğimizi. Kitap hepimize yetebilir. Ormanlarınki kadar uzun olabilir ömrümüz. Yeter ki bırakmayalım, yaşanmamış günlerimiz yok olmasın çocukların avuçlarıyla birlikte, boşluğun karanlığına çıkmasın negatif resimcikler, yeter ki ekmek ve hürriyet yolunda dövüşebilmek için yaşayabilelim.
Şiir
İnsandan çok eşyaya benziyorlardı: duvar saatları gibi ahmak, kibirli, ve kelepçe, zincir filan gibi hazin ve rezildiler. Evsiz ve sokaksız bir şehir. Tonla ümit, tonla keder. Mesafeler mikroskobik. Dört ayaklı mahluklardan yalnız kediler. Yasaklar dünyasındayım. Yârin yanağını koklamak: yasak. Çocuklarınla yemek yiyebilmek aynı sofrada: yasak. Aranızda tel örgü ve gardiyan olmadan konuşmak kardeşinle, ananla: yasak. Yazdığın mektubun kapatmak zarfını ve zarfı yırtılmamış mektup almak: yasak. Yatarken lambayı söndürmen: yasak. Tavla oynaman: yasak. Ve yasak olmayan değil, yüreğinde gizleyip elde kalabilen şey: sevmek, düşünmek ve anlamak. Koridorda, sedyede öldü adam. Götürdüler. Artık ne ümit, ne keder. ne ekmek ne su.
Şiir
25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü, açıklamalarına göre, 2020 yılında 327 günde en az 253 kadın öldürüldü, en az 715 kadın şiddete maruz kaldı. Kadınların karşılaştığı bu durumu, psikiyatristler pandeminin alacakaranlığı olarak nitelendiriyorlar. Kadınlarsa, her şeye rağmen, tırnak ile, diş ile yaşama tutunuyorlar. Dayanma güçleri Gülten Akın'ın dizelerini anımsatıyor: "Karayı kaldırın, mavi koyun, umudumu yitirmedim."
Sayfa 5·Kitabı okudu
Edebiyat