Gökhan Kaya

Gökhan Kaya
@Camurr
Çocuk Hekimi
Üniversite
Manisa
İzmir, 8 Ekim 1994
23 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:55
Çok gerdi bu metin beni.. Şu sıralar izlediğim dizilerde de geriliyordum fakat bu ayrı bir ters köşe yaptı. Psikiyatr ve danışanının görüşmesiyle başlıyor gibi görünse de bir anda konunun ortasına atıyor bizi Irmak Zileli. Metin öyle özgün bir biçimde yazılmış ki bazen 2-3 sayfayı geri dönüp tekrar okuyunca anlam kazanıyor. Ama bu da gidişatta girdap gibi içine çekiyor bırakmak çok zor oluyor. Metinse iki adamın cümleleri birbirine karışıyor, ikisi de söylemiş olabilir, ikisine de uyuyor. Arada isimleri söylemezse arafta kalmak zorundasınız. Bazen çok sevdiğimizde, takıntı yaptığımızda, patolojik bağlandığımızda ne dese kendimiz iyiye yorumlarız. Patolojik bir optimistlik yüklenir üzerimize. Sadece iyi davransa bile.. bunu sadece deliler, psikopatlar, sosyopatlar yapmaz. Eyleme geçmek bir seçimdir, geçilmediği sürece sorun yok. Yankı eyleme geçenlerden, o sınırı çoktan geçenlerden. Birkan Yankı, Yankı Birkan.. iç içe geçmiş hayatlar, aynı hayatın farklı mücadeleleri katmanlık mutsuzlukları çalkalanıyor zihnimde. Kaybedilenlerin hikayesi..
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,366 okunma
Reklam
9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:25
Önce filmini izlemiş sonra kitabı okumuş biri olarak çok doğru bir sıra izlediğimi söyleyebilirim. Jessie Buckley’in boşuna Oscar ödülü almadığını kitabı okuyunca daha iyi anladım. İzlerken kafasından geçenleri, yabaniliği, içgörü yüksekliğini, itaatsizliği, başına buyrukluğu bu kadar geçirebilmesi beni çok şaşırtmıştı. Okurken çok çok daha fazlası olduğunu gördüm. Kitap da film gibi aslında Agnes’i anlatıyor. Agnes’in çocukları, Agnes’in üvey annesi, Agnes’in kocası.. Ona saygı duyduruyor yazar. Doğallığı, gerçekçiliği, kendini ve çevreyi dinleyebilmesi, algılarının müthiş açık olması ne kadar saygı duydursa da inanılmaz zor bir hayat yaşatıyor ona. Yaşamaktan, yaşatmaktan korkmuyor. Aksine yaşatamamaktan korkuyor. Gerçekliği kanıtlanmamış olsa da Hamlet’i kendi çocuğu için yazmış olma ihtimali bile müthiş bir his uyandırıyor. “Karlar ve buzlarla kaplı o yerde diz çöküyor, bacaklarının altında kıvrılmasına izin veriyor Hamnet. Önce bir avcunu, sonra diğerini karın çıtır çıtır billurlu yüzeyine bastırdığında müthiş bir hoşnutluk hissederek doğru olanı yaptığını anlıyor. Kar çok soğuk ya da sert değil. Hamnet uzanıyor; yanağını yumuşacık kara bastırıyor. Beyazlık gözlerini kamaştırıp onu rahatsız edince, yalnızca bir an, dinlenip gücünü toplamasına yetecek kadar bir süre gözlerini kapıyor. Uyumayacak, asla. Yola devam edecek. Ama bir an olsun dinlenmek zorunda. Dünyanın hâlâ yerinde durduğundan emin olmak için gözlerini açıp tekrar kapıyor. Birazcık.”
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 22:14
Bir zorunlu ölüme neden olan kişinin, yani katilin, cenazeye katılması çelişkisiyle başlıyor hikaye. Bir anda içine düştüm ve ben ne okuyorum dedim. Katil olmak zorunda olmayı anlayamamayı aynanın arka yüzünden anlatıyor bize İsmail Kadare. Elinde 500 gümüş ile “Kanun’un” çekirdeğine doğru yola çıkmak ve bir kere bile töre/kanun dışında bir şey düşünmemesi.. Tasmasız ama tasmalı olduğunu zamneden köpek gibi. Özgürlüğünü artık alabilecekken, aklına gelmemesi.. “Ölüm kurallarının yaşam kurallarından önce geldiği bölge” Kan ve ölüm üzerine kurulu bu dünyada bize vahşice gelen şeyler kutsal sayılıyor hatta büyük saygı çerçevesinde yapılıyor. Yaşamın değil ölümün kutsallığı ile yönetilen bu katı düzende yaşamaya çalışan bir adam ve bu düzeni merak edip arı kovanına çomak sokmaya niyetli bir karı-koca. Kadın her ne kadar mantığı ve modernizmi temsil etse de havanın bile değiştiği bu dünyada “nasıl ya” sorusunu korkarak da olsa sorabiliyor. Sonunda ise çok farklı biri olarak yaşamına devam ediyor. “Nisan bundan böyle onun için mavimsi bir acı demekti.. Evet, nisan ona hep böyle hissettirmişti. Bir şeylerin yarım kaldığı bir ay..”
Kırık Nisanİsmail Kadare · Jaguar Kitap · 2024190 okunma
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 11:56
Kitaba dair ilk düşüncem “hayal kırıklığı” oldu. Yanlış anlaşılmasın öykülerdeki hayal kırıklıklarından bahsediyorum. Hani bir şeye çok heveslenirsiniz, tam olacaktır fakat kursağınızda kalır ya.. Kitaplarda bunu o kadar güzel hissettiriyorki Yalçın Tosun. Keşke daha uzun olsa dediğim öyküler, merak ettiğim sonlar, hayatlar ve ölümler oldu. İlk okuduğum kitabı olması beni biraz utandırıyor olsa da peruklar da bana hep hüzünlü gelmiştir, halatı bağlı tekneler gibi.. Ah o betimlemeler, hele ki mimikleri bu kadar güzel anlatması gözümün önünde benimle konuşuyor hissi yaratabilmesi, tebrik edebilirim sadece. En sevdiğim iki öykü “Üç Kadınlı Şehir” ve “Üç Adamlı Zaman”. Evet klişe diyebilirsiniz ama ne yapayım.. “ ya da yanına gidip canını yakan neyse hiç sormadan, sarılmak sadece, içindeki, kendisinin bile haberdar olmadığı tüm şefkati harcayarak” (o kadar çok altını çizdiğim cümle var ki bunda zar zor karar kılabildim)
Peruk Gibi HüzünlüYalçın Tosun · Yapı Kredi Yayınları · 20181,116 okunma
6/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 14:44
Anı-romanlarla aram çok iyi olmamasına rağmen denemek istemiştim. Zaman kırılması diye edebi güzelleme yapılan kitap sadece 1 sayfa okuyup bırakma isteği uyandıracak kadar ayrı-gayrı hissettirdi. Konu bütünlüğü konusunda çok çok dağınık bir kitaptı. Beğenemedim maalesef. Fakat cümlelerin güzelliği, ölüm ve sonrasının hüznü, kiraz ağacının her şeye rağmen orada olması, betimlemeleri içimizi hoş tutuyor. Yazarın kurduğu bu melankolik evrende rüzgarda savrulan yaprak gibi olmak bana özgürlükten çok birileri çekiştiriyormuş hissi verdi. Oldukça sade, kırılgan, şahsi, tatlı bir veda metni. Aforizmalardan en hoşuma gideni; “Acının çiziği, insan ezici boşluktan ve yüz yüze geldiği bölümün metafizik hiçliğinden kurtarır.”
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
Reklam