“ Marina rüyasında gördüğü çürümüş elden düşen parmakları anımsadı ve işte o zaman, elinde silahla koştu, kısık sesle dua ederek koştu, çocukluğundan beri yapmıyordu bunu, derme çatma evlerin arasında koştu, labirentvari sokaklarda koştu, nehir kıyısının arayışıyla koştu, kara suyun çırpıntılıymış gibi görünmesini aldırmamaya çalışarak koştu, çünkü çırpıntılı olamazdı, çünkü o su nefes almıyordu, ölüydü çünkü o su, dalgaları kıyıları yalayamazdı, rüzgârla dalgalanmazdı, içinde öylesi anaforlar, akıntılar, Med Cezirler olamazdı..”
“ Evinde ölüm düş görerek bekliyor. ”
“.. özgürlük mutlaka paylaşılacak / suç ortağı bir sevgiliyle..”
“.. sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız / ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız…”