Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla,
Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla,
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla,
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla,
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla,
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla,
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla,
…
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle,
Ama her defasında geri döndüm seninle.
…
Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin,
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin,
Çaresizim, çaremsin.
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n’emsin?
Yavuz Bülent Bakiler
İnsanın değerini ne kadar çok bildiği değil. İradesine sahip olup, iyi huy göstermesi ve ruhi terbiyesi belirler. Muvaffakiyet saadetin temelini oluşturmaz ancak saadete giden yolu kısaltabilir. İnsan saadeti çevresinde, kendinden uzakta aramamalıdır. Bizzat kendi içinde aramalıdır.
Muvaffakiyetin düşmanları:
-tembellik
-kötü arkadaş
-kötü örnek
Burada tembellik hususunda birkaç alıntı yapalım:
-tembellik nefsin yatağıdır.
-tembellik ruhun bataklığıdır.
Kötü arkadaşa gelince hadiste peygamberimiz (s.a.v.):
-kişi arkadaşının dini üzeredir. Buyurmuştur.
Kötü örnek hususunda muvaffakiyetin nasıl olmadı gerektiği sorusunu soralım?
-muvaffakiyet namus ve doğrunun yolunda elde edilmişse doğrudur.
Muvaffak olmanın şartı iradeli olmaktır. Bizim olan ya da olmayan hareketlerin kontrolünü sağlamak.
-insiyaklar (içgüdü)
-itiyatlat (alışkanlık)
-telkinler (düşünceyi aşılama)
Bu refleks ve otomatizmayı irademizle kontrol etmeliyiz.
Peki iradeli olmak nedir?
-kötü telkin ve itiyatlardan kurtulmak. İyi ve doğru olanı seçmek. Kendi fiillerimizin yaratıcısı olmaktır.
Allah’tan uzak olan menfi ve faydacıdır. Din terbiyesi insanoğlunu menfaatten uzaklaştırır.
Verimli çalışma nasıl olur?
-sağlık
-hissiyat (çalışmayı sevmek)
-akli (doğru ve verimli çalışmak)
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 202419,2bin okunma
İçinde bulunduğumuz yaşamın bir anlamı olmalı. Tolstoy bu eserde yaşamın anlamını sorguluyor. Akıl insanın var oluşunun nedenini kavramaya yetmiyor. Akla dayalı bilgi varoluşu reddederken inançta ise aklı reddetme söz konusudur. İnanç dediğimiz kavram insanın var oluşunun anlamına ilişkin bilgidir. İnsan ancak bu bilgi ışığında kendini yok etmeyip yaşamına devam edebilir. İnsan bir şeylere inanma ihtiyacı hisseder. Fani olanın aldatıcısı doğasına kanarsa fani olana inanmış olur. Yok bu aldatıcı doğayı inkar ederse sonsuz olana inanacaktır. İnsan bir inancı olmadan yaşayamaz. Nasıl ki herhangi bir kuş yuva yapar yavrularını besler ve korursa insanında bir varoluş nedeni vardır ve bunu anlayarak ortaya koymalıdır. İnancı olamayan insanlar ancak arzularını tatmin etmek için yaşarlar.
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma