Can

“İnsanın kaderini ve barındırdığı tüm ıstırabı kabul etme biçimi, kendi çarmıhını yüklenmesi ona en zorlu koşullarda bile yaşamına derin bir anlam katma olanağı sunar. Cesur, onurlu ve bencillikten uzak duran biri olabilir. Kendini korumak için verdiği acı savaşta insan onurunu unutabilir ve bir hayvandan farksız bir hale gelebilir. Burada, insanın zor bir durumun sunduğu ahlaki seviyeye erişme fırsatını kullanması veya tepmesine yönelik seçim söz konusudur ve bu da onun çektiği acılara değer olup olmadığını belirler. İnsan, sıradan bir şey, bir nesne değil; nesneler birbirini belirler ama insan nihai anlamda kendisini belirleyen bir varlıktır. Olduğu kişiyi kendisi yaratır.” İnsanın Anlam Arayışı
Alıntı
Can isimli okura yanıt verildi
Can
Nazlı Gül Berber Heykeltıraş mermeri yontarken nasıl fazlalıkları atıyorsa, hayat da acılarla insanın fazlalıklarını alır. Geriye kalan şey ise maskeler değil, özdür. Bu yüzden bazı yaralar kapanmaz; çünkü iz olmak için vardırlar. Acı, ruhun karanlıkta yaptığı sessiz bir yolculuktur. Yolun sonunda aynı insan olarak dönmezsin; ya küçülürsün ya da derinleşirsin. Dönüşümün bedeli çoğu zaman gözyaşıdır, ödülü ise kendini tanımaktır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“İnsanın kaderini ve barındırdığı tüm ıstırabı kabul etme biçimi, kendi çarmıhını yüklenmesi ona en zorlu koşullarda bile yaşamına derin bir anlam katma olanağı sunar. Cesur, onurlu ve bencillikten uzak duran biri olabilir. Kendini korumak için verdiği acı savaşta insan onurunu unutabilir ve bir hayvandan farksız bir hale gelebilir. Burada, insanın zor bir durumun sunduğu ahlaki seviyeye erişme fırsatını kullanması veya tepmesine yönelik seçim söz konusudur ve bu da onun çektiği acılara değer olup olmadığını belirler. İnsan, sıradan bir şey, bir nesne değil; nesneler birbirini belirler ama insan nihai anlamda kendisini belirleyen bir varlıktır. Olduğu kişiyi kendisi yaratır.” İnsanın Anlam Arayışı
Alıntı
Can
Kader, insanın seçtiği yol değil; o yolda nasıl yürüdüğüdür. Acı, çoğu zaman kapımıza izinsiz gelir; fakat ona vereceğimiz anlam bizim özgürlüğümüzdür. Kurumuş bir çiçeğin bile güzelliğini muhafaza etmesi gibi, insan da yaşadığı kırılmalara rağmen onurunu koruyabildiği ölçüde kendisi olur. Çünkü insanı belirleyen şey başına gelenler değil, başına gelenler karşısında aldığı tavırdır. Ve bazen en büyük zafer, hayatın yükünü şikâyetsizce omuzlayabilmektir. Acı insanı küçültmez; ona teslim olmak küçültür. İnsan, kaderinin yazdıklarıyla değil, o yazılanlara verdiği cevapla kim olduğunu gösterir. Çünkü anlam, şartlarda değil; insanın duruşundadır.
Gökyüzüne bakmak, sadece başı yukarı kaldırmak değil; zamanın o devasa akışında durup nefes aldığını hissetmektir aslında. Hayat, öylece yürüyüp gidebileceğimiz bir yol olmamalı. ​Çileğin o keskin kokusunda, çayın bardağı ısıtan buğusunda ya da yaprakların arasından sızan rüzgarın fısıltısında saklı olan o ritim, dünyanın bize sunduğu en yalın, en cömert davettir. Çoğu zaman büyük hedeflerin, gürültülü koşturmacaların peşinde koşarken, hayatın asıl kumaşını oluşturan bu ince iplikleri fark etmiyoruz. Oysa dokunmadığımız, kokusunu içimize çekmediğimiz, durup dinlemediğimiz her an, gerçekten de boş yere akıp giden bir nehre dönüşüyor. ​Geçip gitmemek; bir ağacın gövdesine elini koyduğunda onun köklerindeki sabrı hissetmek, bir kuşun kanat çırpışında özgürlüğün o anlık hafifliğine ortak olmaktır. Dünyanın tüm karmaşasına ve hırslarına inat, sabah seherinin serinliğinde veya bir gün batımının kızıllığında "Buradayım, yaşıyorum ve farkındayım" diyebilmektir. ​Dokunarak, hissederek ve gerçekten "var olarak" geçsin gününüz.
1000Kitap
Can
Yüzünüzü kaldırıp gökyüzüne bakın Ağaca, kuşa, çiçeğe. Dokunmadan geçmeyin hayata Ne varsa dünyada güzele dair, tadını çıkarın. Çilek kokusu, çayın buğusu, sabah seheri, güneş batışı, rüzgar hışırtısı. Geçip gidiyor çoğu boş yere Geçip gitmeyin…
Acıyan yerlerini öpecek biri varsa hayatında, Önemli olmaz düştüğün yerler, Aldığın yaralar Yalan çıkan bildiğin tüm doğrular İşittiğin tüm kötü sözlerin yeri bile Çabuk iyileşir, o zaman Öper ve geçer.. Turgut Uyar.
1000Kitap
Can
Konuşma tarzın ve kullandığın ifadeler seni ele veren ilk izlenimlerindir...Önce üslup sonra içerik...Filozof olmanıza gerek yok...Sadece düşüncelerinizi nezaket ve terbiye kurallarında aktarmayı deneyin...Belki herkesin acıyan yerlerini öpecek kimsesi yoktur.Yada kimsenin canını acıtmasına tahammülü yoktur...