Muharrem Can ARICAN

Muharrem Can ARICAN
@CanArcan
Ameliyat masasına kendimi yatırdım. Kitapla,kalemle,sözle,düşünceyle kendimi ameliyat etmeye başladım. Masadan kalktığımda nasıl birisi olacağımı merak ediyorum.. TİMŞEL..
Özel Eğitim Öğretmeni
Lisans
Konya
Konya
128 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Muharrem Can ARICAN

, bir kitap okudu
9/10
·1025 syf.··
57 günde okudu
·
2023 36. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9/10 · 45,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·232 syf.··
2023 33. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar. Uzun zamandır kitap yorumu paylaşmıyorum. İşin aslı öyle harıl harıl kitapta okumuyorum. Yazın verdiği rehavet mi ? Yoksa reading slumpta oluşum mu ? Yada memlekette oluşumdan kaynaklı düzenimin bozulması mı ? Bilmiyorum. Sadece kısa zamanda kendini toplayacağımı biliyorum.. Bugün karşısınıza birkaç ay önce okuduğum bir kitap olan “Lanetli Tavşan” ile geldim. Bora Chung”un 2002 Uluslararası Booker Ödülü adayı olan bu kitapta fantastik,bilim kurgu, korku gerilim türünde 10 tane öykü bulunuyor. Bu öyküler toplumun cinsiyet ayrımcılığına,yozlamış halka,ataerkil topluma,ekonomik eşitsizliklere bir eleştiri olarak oluşturulduğunun görüyoruz. “Black Mirror” dizisini izleyen arkadaşlar dizi bölümlerini öykü olarak düşünebilir. Tabi dizi olarak izlemek o görsel şölen daha etkileyici oluyor. Öyküler çok olağanüstü ki zaten yazarın amacı da bu. Hala aklımda olan öyküler yok değil. Bir solukta okunup gidiyor. Fakat ben bir kitap, bazı kitap ödüllerine aday gösterildiğinde yada o kitap ödüllerini aldığında başka şeyler de bekliyorum. Nasıl şeyler ? Mesela en basiti sağlam bir edebi alt yapı. Yani öyküler çok çiğ. Çünkü edebiyat yok. Literatüre kazandırdığı bir şey yok. Hal böyle olunca kitabı çok beğenmiyorum ki herkesin elinde gördüğüm için okuduğum bir kitaptı. Bu yüzden çok sevdiğim bir kitap olmadı. Tabi bu benim görüşüm. Okuyup çok seven insanların olduğunu da görüyorum.Okunmaz okumayın diyeceğim bir kitapta değil. Herkese iyi okumalar..
Lanetli TavşanBora Chung · İthaki Yayınları · 20233,577 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2023 32. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza Türk Edabiyatı’nın usta kalemlerinden biri olan İskender Pala ve onun en son kitabı “Surname” ile geldim. Daha önce İskender Pala’nın Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk ve Od kitabını okumuştum. Kitap,Osmanlı döneminde padişahın şehzadeler için sünnet düğünü düzenlemesiyle (ki kitabın ismi de buradan geliyor) birlikte Defterdar ve Kazaskerin çekişmesini konu alıyor. Çünkü padişah düğün merasimi görevini Defterdar’a verirken Kazasker görevin kendine verilmesini umuyordu. Ayrıca tam bu sırada zafer kazanılmış bir sefer sonucu Sadrazamın ölmesi ve padişahın yeni Sadrazamı sünnet düğününden sonra açıklayacak olması bu çekişmeyi arttırıyor. Kazaskerin ve Defterdarın zamanında tebadan birilerine oynadığı kirli oyunların da günyüzüne çıkmasıyla olaylar çetrefilleşiyor. İskender Pala’nın akıcı üslubuyla kitap soluksuz okunuyor. Ayrıca kitabın içindeki karikatüristik çizimler kitabın okuma keyfini arttırıyor. Her bölümden önce bulunan kıssadan hisse hikayeler kitaba güzel bir hava katıyor. Tarihi,polisiye ve aşk temalı bu romanı herkese öneriyorum. Herkese iyi okumalar ..
Surnameİskender Pala · Kapı Yayınları · 20223,053 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2023 35. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza çok sevdiğim,kalemine bayıldığım bir yazar olan Jack London ile geldim. Jack London’un “Deniz Kurdu” Kitap 400 sayfa uzunluğunda,okuması gayet akıcı bir kitap. Zaten Jack London’u okuyanlar bilir ne kadar akıcı yazdığını,olayın içine bizi direkt aldığını. Hatta London genelde doğa ile iç içe romanlar yazdığından hemen mekanın içinde kendimizi buluyoruz. Bu kitapta klasik bir London kitabı. Kitapta bir arkadaşına ziyarete giden entelektüel,şehir insanı Wayden yaşadığı deniz kazası ile kitaba da ismini veren Kurt Larsen’in gemisinde kendini buluyor ve hikaye başlıyor. Wayden her ne kadar şehir insanı,çıt kırıldım birisiyse Kurt Larsen de adı üstünde tam bir kurt. Denizde görmediği şey kalmamış. Binbir türlü zorluğun üstünden gelmiş ve bu lakabı almış. Ayrıca Kurt Larsen bencil, sert,acımasız,gaddar bir kişiliğe sahip. Tam bir materyalist. Elindeki gücü tutmak için can alan,insaf nedir bilmeyen bir lider. Aynı zamanda kendi kendine okumalar yapan,ünlü kitapları,filozofları okuyan ve bu okudukları üzerine düşünen birisidir. Gemisine Wayden gelince,Larsen bu fırsatı kaçırmaz ve benliğinde oluşturduğu düşünceleri Wayden ile konuşup tartışmaya başlar. Bu tartışmalarda kimi zaman Kurt Larsen gidiyor filozof Larsen geliyor.Kitabın en güzel yerleri de filozof Larsen olduğu zamanlar diyebilirim.Daha sonra gemiye kadın bir yazar gelmesi ile olayların seyri değişiyor ve kitabın tek eksik noktası olan aşkta bu kadınla kitaba girmiş oluyor. Ve aşkın nelere kadir olduğunu bir daha görüyoruz. Daha fazla bahsetmeye gerek yok. Kimi zaman Larsen’e kızacağınız kimi zaman ona acıyacağınız muhteşem bir kitap. Herkese öneriyorum. İyi okumalar..
Deniz KurduJack London · Bilgi Yayınevi · 20198,3bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2023 34. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza bir Stefan Zweig kitabı olan “Kızıl” ile geldim. Uzun zamandır Zweig okumuyordum. Hatta sayfamdaki ilk Zweig yorumu bile olabilir. Kitap çok kısa ve akıcı. Bir gecede,bir günde okunacak bir kitap. Kitapta,tıp öğrenimi için Viyana’ya giden çocuksu bir gencin üniversite yıllarında başından geçenleri anlatıyor. Aslında kahramanımızın başından öyle düşündüğümüz gibi bir sürü macera falan geçmiyor. Bu genç, utangaç,sessiz, sıradan biri. Ama bir çevre edinmek,arkadaşlıklar kurmak kısaca üniversite hayatını gönlünce yaşamak istiyor. Bu yüzden yanlış arkadaşlıklar kuruyor. Yanlış kişilerle zaman harcıyor. Yanlış kişilerle yanlış şeyler yapıyor ve bu da onu daha içine kapanık, daha asosyal biri yapıyor. Derler ya bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim tam da bu söze uygun bir durumun içinde kendini buluyor. Bir nevi hayatının amacını kaybediyor. Varoluşsal sancılar çekmeye başlıyor. Ta ki “Kızıl” hastalığına yakalanmış bir kızı kurtarması gerektiğini düşünene kadar. Bu saatten sonra o kız için hayata yeniden dönüyor ve bir mücadele veriyor. Daha fazla bahsederken spoiler vereceğim için yorumumu burada sonlandırıyorum. Kitap genel olarak akıcı klasik Zweig kitabı diyebilirim. Ama Zweig’in daha güzel kitapları yok değil. Ayrıca kitabın bir bölümünde pedofili kokusu almadım değil. Her ne olursa olsun benim düşünce yapımda kabul edilecek bir durum değil. Onun dışında kitap güzel ve akıcıydı. Herkese iyi okumalar..
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma
Reklam