Merhaba. İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi serisini bitirmişken polisiye okumayı seven birisi olarak son kitabı hakkında ben de bir şeyler söyleyebileceğimi düşündüm. Öncelikle seriden kısaca bir bahsetmem gerekirse lise öğrencisi olan Pip karakterinin beş yıl önce işlenmiş bir cinayetin gerçek suçlusunu bulmak için çalışmalar yapmasıyla başlayan seri, ikinci kitapta çok yakın bir arkadaşının kaybolan abisini bulmak için çabalamasıyla devam ediyor. Üçüncü kitapta ise Pip “kendini kurtarmak için kendini kurtar” düşüncesiyle onu tehdit eden kişiyi bulabilmek için araştırmalarına başlıyor. İlk iki kitap normal polisiye kitapları gibiyken bu kitap bence daha farklı bir tat veriyor okuyuculara. Önceki kitaplarda çok farklı olaylarla karşı karşıya kalan Pip’in psikolojisini çok daha yakından inceliyoruz. Birçok kişi üçüncü kitapla yazarın seriyi çöp ettiğini düşünmüş ancak ben böyle düşünmüyorum. Pip’in ikinci kitabın sonunda yaşadıklarıyla birlikte bu son onun için kaçınılmazdı. Kitabın başlarında yazarın saçmaladığını düşünmüştüm ama sona yaklaştığımda aslında Pip’in çevresindekiler için doğruları ortaya çıkarmaya çalıştıkça daha da yalanların ortasında kaldığını fark ettim. Pip son kitapta da kendi gerçeklerini, kendi doğrularını insanlara sunuyor. Serideki saçmalık kesinlikle sonu değildi. Benim dikkatimi çeken şeyler daha çok Pip’in lise öğrencisi olması ve karakterlerin değişmemesi, cinayetlerin hep aynı çemberde dönmesi, olayların birbirlerini etkilemesiydi. İkinci ve üçüncü kitap biraz daha zorlama hissettiriyordu. Küçük bir kasabadan bu kadar sırrın, katilin çıkması anormal duruyordu. Pip’in lise öğrencisi olup kendisini bu kadar tehlikeye atmasını, çok hassas konuları incelemesini de aynı şekilde anormal buldum. Üç kitabın sonunda oluşan arkadaşlıklar, bağlar da çok