“Bu adam soğuk nedir bilmiyordu. Muhtemelen nesiller boyunca atalarının hiçbiri soğuğu, gerçek soğuğu tanımamış, suyun donma ısısının altmış derece altını görmemişti. Ama köpek soğuğu bilirdi; bütün ataları bilirdi ve o da bu bilgiyi atalarından miras almıştı. Köpek, bu kadar korkunç soğukta dışarıda dolaşmanın iyi bir şey olmadığını da bilirdi. Ona göre tam da karın içine açılacak çukura kıvrılıp bu soğuğun geldiği yer olan dış uzaya karşı bulutlardan oluşan bir perdenin çekilmesini beklemenin vaktiydi. Öte yandan adamla köpek arasında sınırları aşılmaz bir ilişki vardı. Biri ötekinin koşulsuz kölesiydi.
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
“Uzun kara ve deniz yolculuklarına çıkarken insanın yanında bir yol arkadaşının bulunması, genel olarak dünyanın her yerinde istenen bir şeydir. Tom Vincent’ın öğrendiği üzere Klondike’ta ise böyle bir yol arkadaşı kesinlikle şarttır. Ne var ki Tom Vincent bunu soyut kurallar aracılığıyla değil, başına gelen acı bir deneyimin sonucunda öğrenmişti.
Kuzey Topraklarında insanların hareketlerine yön veren kurallardan biri, “Asla tek başına yola çıkma” der. Tom Vincent bu kuralı birçok kez duymuş ve her seferinde kahkahalarla gülmüştü; çünkü o hem kendine hem de kafasının ve ellerinin gücüne güvenen, iri kemikli ve bol adaleli, dalyan gibi bir gençti.
Tom Vincent’a soğuğa saygı göstermeyi ve buz gibi havayla mücadele etmiş adamların edindiği bilgelik karşısında hürmetle eğilmeyi öğreten bu deneyim, iç karartıcı bir ocak günü yaşandı.”
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
“Uzayın soğuğu gezegenin korunmasız ucuna vurmuş, tam bu korunmasız yerde bulunan adam da darbenin tüm etkisine maruz kalmıştı. Vücudunda dolaşan kan bu soğuk karşısında ürküp geri çekilmişti. Kanı da tıpkı köpek gibi canlıydı, köpek gibi o da bu feci soğuktan sakınmak, gizlenip kendini korumak istiyordu.”
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
“Asla hata yapmaması gerektiğini biliyordu. Sıfırın altında altmış derece soğukta, üstelik bir de ayakları ıslanmışsa, insan ateşi ilk denemesinde yakmalıydı. Ayakları ıslak olmasaydı, ateş yakamasa bile patika boyunca bir kilometre koşarak kan dolaşımını düzeltebilirdi. Oysa eksi altmış derece soğukta, ıslanmış ve donmakta olan ayakların kan dolaşımının koşarak düzelmesi mümkün değildi. İstediği kadar hızlı koşsun, ıslak ayaklar çok daha hızlı donardı.”
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu