Çocukluğunda kaçıngan bağlanan kişiler için ilişkiler zorlu alanlardır. Hem yakın olmaya ihtiyaç duyarlar hem de yakınlaşmaktan çok korkarlar. Bu kişiler duygusal olarak uzaktır ve samimi bir ilişkiyi reddeder; partnerini biraz uzak ama ulaşabileceği bir mesafede tutar.
Samimiyeti bağımsızlık kaybıyla eşitler; birlikteliktense bağımsızlığı tercih eder. Partnere bağımlı olamama veya partnerin 'ona dayanmasına' izin verememe hali sık karşılaşılan özelliklerdendir.
Bağımsızlık bir onceliktir. Bu kişilerin konuşma konuları entelektüel olan ya da bireysel olmayan konulara odaklıdır, duygular hakkında konuşmak istemez; çatışmadan kaçınır, sonra aniden patlar.
Aşırı keskin duygusal ve/ veya fiziksel sınırlar belirleyebilir. Partnerlerden bilgi gizleyebilir.
Bu daima böyledir; Bir taraf diğerinden daha çok sever. Fakat sevenin işi daha kolaydır. Bu yüzden acı çekiyor olsan bile işin daha kolay. Oysa ben, ruhen bana hiçbir suretle temas etmeyen bir duyguya katlanıyordum.
Atatürk:
"Bazı kör kafalılar benim bu çiftlikleri kurmamı dünya hırsına atfediyorlar.(...) Ben parayı ne yapayım? Malı ne yapayım? Öldükten sonra elbet millet gömüldüğüm çukurun üzerine bir taş diker. Örnek olmayı da düşünebilirim.Ama bütün varımı yoğumu Halk Partisi'ne bırakacağım.Bu parti benim fikirlerimi,benim bıraktığım para ile daha iyi ve daha kolay yapabilir "
Atatürk:
"Bazı kör kafalılar benim bu çiftlikleri kurmamı dünya hırsına atfediyorlar.(...) Ben parayı ne yapayım? Malı ne yapayım? Öldükten sonra elbet millet gömüldüğüm çukurun üzerine bir taş diker. Örnek olmayı da düşünebilirim.Ama bütün varımı yoğumu Halk Partisi'ne bırakacağım.Bu parti benim fikirlerimi,benim bıraktığım para ile daha iyi ve daha kolay yapabilir "