Canan

Sör Aleksi’nin hiç dilinden düşürmediği bir söz vardı: “Kızlarım, ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: Tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar.”
Sayfa 223·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
...Sahici bir kuşa dönüşüp bu dalların üstünden gökyüzüne kanatlanmayı, yukarıdaki ay ellerinde kaybolup giderek bu dünyadaki insanların yüzlerini artık görmemeyi ne kadar istiyordum..
Sayfa 49·Kitabı okudu
Edebiyat
Romanlar mahzun insanı omuzları çökmüş, gözleri sönmüş, hareketsiz ve sessiz bir insan diye, yani daha açıkçası bir miskin şeklinde tasvir ederler. Bende daima bunun aksi olmuştur. Ne zaman derin bir üzüntüye kapılsam gözlerim parlar, tavır ve hareketlerim neşelenir, içim içime sığmaz olur. Dünyayı hiçe sayıyormuşum gibi kahkahalarla gülerim, türlü gevezelik ve delilikler yaparım. Maamafih öyle sanıyorum ki, yakın kimsesi ve başkalarına açılma kabiliyeti olmayan insanlar için bu daha iyi bir şeydir.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Edebiyat

Canan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2020 22:37
·
2020 30. kitabı
Murathan Mungan
8.2/10 · 3.164 okunma
Gençliğinde bir şey anlamadığında annesi, “Anlamıyorsun kızım, bazı şeyleri anlamak için en az kırk yaşın kıvamı gerek” derdi Meltem’e . Annesini şimdi anlıyor. Kırk yaşına gelmeden kırk yaşın kıvamına geldiği için... “Bazı adımlar, yılları daha çabuk kat eder.”
Sayfa 155·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam