Canan

Canan
@Canan_g_
10/10
·1025 syf.··
2022 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2022 21:08
Kendisiyle kavga ettiğim, derdi olan kitapları severim. 1025 sayfalık romanda bir çok konuya değiniyor Dostoyevski. Sadece ‘baba katilliği’ ile sınırlandırmak imkansız. Zevk, şehvet, sefahat düşkünü bir baba. Bir de oğullar; Alyoşa, İvan, Dimitri. Ve bir de gayrimeşru oğul Smerdyakov. Her biri Dostoyevski’nin inancını, inançsızlığını, iman ve inkarını, hastalığını, ölen evladının acısını, kendi babasını temsil ediyor. Kavga etmek dedik kitapla.. şöyle bir bölüm vardı çok etkilendiğim. Henüz günah işlemeye bile fırsatı olamamış çocuklar niçin acı çekiyor, ölüyor dünyada? Yasak elma yiyen babalarının cezasını mı çekiyor onlar? Diyoruz ki biz de, ölümsüz ahengin bir parçası çünkü onlar da. Böyle olmak zorunda. Sayfalar sonra yine yazar diyor ki ‘Onların hayatta acı tatmak, ıstırap çekmek pahasına ahenk satın almalarına ne gerek var? Neden onlar da malzemeye girip, kim bilir kimin uğruna yarınki ahengin zeminini gübreliyorlar?’ Ne diyelim. Derin bir mevzu bu. Istırap çekip ölen kendi evladı olunca ‘ahenk’ cevabını vermek zor olsa gerek. Bunun gibi bir çok noktaya değiniyor: Herkes birbirine karşı her bakımdan suçlu mudur? Erdem nedir? Ortak bir erdem olabilir mi? Her şey mübah mıdır? Suçu meşrulaştıracak durumlar var mıdır? Suçu işlemiş olmadan sadece istemiş olmak suça ortaklık mıdır? Yazar yeri geliyor İvan aracılığı ile tanrısına isyan edip dünyaya geliş biletini geri iade ediyor, yeri geliyor engizisyoncu ihtiyar- İsa konuşmaları eski bir keşiş edasıyla konuşuyor. Kısacası bir okur olarak yine diyoruz, işte Dostoyevski farkı.. her okurun yolu er ya da geç buraya düşmeli. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Borcunu ödemeye niyetli adam, teminattan Korkmaz!
9/10
·910 syf.··
2022 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 00:00
Cervantes zekice ironileriyle şövalye romanlarına kafa tutmak için bu romanı yazar ama çelişkili bir şekilde yine de biz ‘Mahsun Yüzlü Şövalye’ mize hayran kalırız =) Ama nasıl hayran kalınmaz bu dürüstlüğe, kötünün karşısında korkusuzca durup ezilenin hakkını savunan Arslanlar Şövalyesi’ne. Ya Sancho Panza’ya ne demeli? O kulağa küpe olunası binbir çeşit atasözlerini ustalıkla kullanmasına. Efendisine sadakatine şimdi gel de hayran kalma. Tüm yolculuk boyunca gel de eşlik etme onlara. Şövalye romanlarıyla aklını yitirip kendini Şövalye ilan eder Don Quijote. Silahşörü Sancho Panza, yıldırım gibi atı Rocinante ve güzel eşeğimiz Karakaçanla çıkarlar serüvenlere. Evet evet, bu serüvenlerden biri de meşhur yel değirmenlerine kafa tutuşudur. Hani şu şarkılara konu olan evet. Sevgilisiz gezgin şövalye, yapraksız ağaca, temelsiz yapıya, bedensiz gölgeye benzer. Tabiki bir de Dulcenia’mız olacak şövalyemizin sevgilisi. Don Quijote’nin tutamağıdır o. Tabiki bir son da olacak. Biliyorsunuz her yokuşun bir inişi vardır; her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez; dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir… bu serüvenin de bir sonu olacak. Eve dönüşü olacak.. ayrılmak istemesek de.. Dört asır öncesinden böyle bir şaheser yazılmış olması inanılır gibi değil.. dertler de hep aynı dertlermiş diyor insan.. Yazar gerçek bir hatip. Dile hayran kaldım. Osmanlı/Türk düşmanlığı ya da söylemleri mi diyelim, veya Peygamberimize yalancı peygamber demesini de yaşadıklarına veriyoruz elbette.. oraya takılmadan kitabın tadına vararak okumak düşüyor bize. Ne güzel bir serüvendi, ne hoş bir üsluptu, ne başarılı bir çeviriydi. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
10/10
·639 syf.··
2021 81. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2021 22:24
“Şimdiye kadar kim bilir kaç kere öldün.” “Çoook” dedi İnce Memed. “Beni her gün öldürüyorlar.” “ Bu dağlarda bin kez ölmeden bir kez dirilemezsin.” İnce Memed, bir direnişin, başkaldırının destanı.. İçinde yalım taşıyan, mecbur kurdunu taşıyan Memedlerin zulme boyun eğmeyişi. İnce Memed, küçücük, incecik bir oğlan. Utangaç, öyle adam öldürecek görünüşe sahip olmayan fukara İbrahim’in oğlu. Bir şekilde kendini dağlarda bulur. Kendi adaletini sağlamaya uğraşır. Halkın umudu olur. Adına destanlar yazılır, İnce Memede, İnce Memedden daha çok benzeyen.. Halk onu yüceltti çünkü buna ihtiyacı vardı. Ezilen halk direnen birini gördü müydü onun için bir umut doğar, ona tutunur, her biri birer İnce Memed olur. İnce Memed, Hürü Anasıyla, Topal Ali’si ile, Ferhat Hocası ile zulümün temsilcileri olan Abdi ağası, Ali Safa Beyi, Murtaza’sı, Arif Saim’i ile yaşayan gerçek bir destan.. “Ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyenleri lanetlediniz, öldürdünüz, kustunuz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyi, yemek yemek, su içmek, sevişmek gibi bir yaşama biçimi yaptınız. Ve de öldünüz. Ve de solucandan beter oldunuz. Daha da olacaksınız.” Dünya kurulduğundan bu yana zulme karşı İnce Memedler hep olmuştur, olacaktır.
Edebiyat
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
9/10
·339 syf.··
2021 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 14:00
Cemil Meriç okurken kendi cehaletinin farkına varıyor insan. “Ben edebiyata sürünerek girmedim, prens olarak girdim, şovalye olarak girdim ve Palas Atena gibi zırhlarımla doğdum. İlk yazımla son yazım arasında büyük bir fark olacağını sanmıyorum. Ağaç dalbudak salmış, büyümüş, o kadar.” Syf:59 Çok okuyan, çok düşünen çokça dürüst olan bu adamın onca yıllık birikimini buluyoruz bu kitapta. Kendisinin de belirttiği gibi acemilik eserleri yoktur onun, yazım dünyasına prens olarak girmiş ve kendi eserlerini onca yılın dolup taşması ile üretmeye başlamıştır.Hal böyle olunca da öyle bir oturuşta veya birkaç günde okunup sindirilebilecek bir kitap değil “Bu Ülke”. Her cümle vurucu. Her satır cehaletimize bir tokat belki de. Pek çok şeyden bahsedecek Cemil Meriç. Önce kendisinden, gençliğinden, onu etkileyen yazarlardan. “Dünyanın en iyi romancısı Balzac’tı” diyecek , “Zola, gençliğimin tanrılarından.” Diyecek ya da. Bir dönem arkadaşlık da ettiği Celal Sayır’ı anlatacak. Celal, Türkiye’nin Oscar Wilde’ıdır, diyecek. “Ulu çamlar, fırtınalı diyarlarda yetişirmiş. Kemal’i ısdırap yarattı.” Diyerek sahip çıkacak Kemal Tahir’e. Elbette sakınmadan sert cümleler de savuracak bazı Türk aydınlarına. -İzm’ lerden bahsedecek, Doğudan Batıdan dem vuracak. Anlaşılamadığından, anlayamadığından da bahsedecek. Ama “Her büyük adam, kucağında yaşadığı cemiyetin üvey evladıdır.” Demiyor muydu kendisi de. Elbette anlaşılamayacaktı. Tekrar tekrar okunulası, ‘anlaşılması’ gereken bir kitap, bir aydın. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,3bin okunma
9/10
·520 syf.··
2021 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 21:57
Yaşam, bazı şeylerin gerçeğine varamadığımızda katlanılır oluyor. Martin Eden’in tabiriyle “iyi etmeye” çalışıyoruz her şeyi. Martin Eden, tutkulu bir genç. Aşka, kitaplarına. Yıldızlar kadar uzağındakilere ulaşabilmek için okuyor önce. Okuyor, okudukça öğreniyor , değişiyor. Elbette ki öğrendikçe daha fazla okuyor. Kitaplar ailesiyle, dostlarıyla mensup olduğu sınıf ile aşkıyla arasına uçurumlar getiriyor. Okuma tutkusu yetmiyor, yazmak da istiyor. Yazıyor, yazıyor... Başarıyor da.. Dört bir yandan çekiştirenlere rağmen.. Ve tabiki yıldızlar kadar uzak sandıklarının “içi boş bir görüntü” den ibaret olduğunu görmesi, her şeyin gerçeğine varması da fazla uzun sürmüyor. Jack London, Martin Eden’in geçirdiği tüm bu süreci ilmek ilmek dokumuş. Kahramanın(elbette bir yerde London’ın kendisinin) hayal kırıklığını iliklerinize kadar hissediyor, düğümlü bir boğazla okuyorsunuz. Ne desek az. Az. Geç kalmayın buraya.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma