…bir hayırsever, yüz elliye yakın İvrindili’nin kaldığı evde üç kazan nohut pişirtmiş, onlar da âfiyetle bu yemeği yemişlerdi. Ancak gece yarısı bunlardan bazıları zarta babilof sesinden uyuyamamıştı. Hattâ birkaçı gazdan fenâlaşmıştı. Derken içlerinden biri efkâr cıgarası yakmak için kibritini tutuşturunca evin üst katı infilâk etmiş, kiremitler göklere saçılmış ve ev sakinlerinin çoğunda ciddi yanıklar peyda olmuştu.
“Farz et ki Kâinat düşes gelen iki zar ve yine farz et ki bu zarlar Cenab-ı Hakk tarafından atıldı; onun şansının ilmi kadar sonsuz olduğunu söyleyebilir misin? Çünkü zarları atmadan önce ne geleceğini biliyordu.”
Afallayan Paşaoğlu, “Ben Kâinat’ın şans eseri meydana geldiğine inanırım”, dedi.
Baba ise, “Kâinat madem ki kendi başına meydana gelebilecek kadar şanslı, onun bir parçası olan senin de aynı şansa sahip olman gerekir”, dedi.