Acı sevgi yalnızlık huzün vs hangi insani duygu olursa olsun, bu yüksek duyguları yaşamak onları hissetmek yaşamayı sevenlerin harcıdır. Sokrates'in bana göre en iyi sloganlaşan fikri " sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez" yukarıda anlatmak isteğim fikirlerin kaynağıdır. eğer hayatı sorgulamaz isen içinde olduğu durumu( bu durum her ne ise ) bilemezsin kendi durumunu bilemezsen kendini de tanımlayamazsın, kendini tanımayan insan yaşadığı, yaşayacağı anın değerinin farkında değildir. Bir şeyin farkına varmamak o şeyi hissetmemek ,görememek yani yaşayamamak anlamına gelir . Yaşamak için yaşamın ne olduğunu bilmek gerekli şarttır fakat yeterli şart değildir. gerekli şartı yerine getirmeden yaşamak nafile bir hengamedir. Ahmet Arif bunu dizlerinde çok güzel dile getirmiştir " yaşamak sade yaşamak yosun solucan harcıdır". sadece yaşamak için yaşamak insani değildir. Bizin türümüz fizyolojik ihtiyacın ötesinde bir türdür. Biz sadece üremek ,yemek yemek veya acıdan kaçınıp, hazza yaklaşmak için yaşamayız. yani yüksek duyguları yaşamak isteyen insanlar , onları yüreğinde hisseden insanlar gerçekten yaşayanlardır. Çünkü içinde oldukları durumu anlayan insanlardır onlar. elbette oldukları durumun içinde acıda ve hüzünde var . Acının ve hüznün olmadığı bir hayat mümkündür belki . ama o hayat dünyayı , bizi tanımlamazdı. biz ki hem tecavüz eden , yıkan ,öldüren ,işkence edeniz fakat aynı zamanda acıyan , emek veren yaşatan, seven ,sevilen , umut edeniz. Kendinin ne olduğu bilenler yaşamı, yaşatmayı en iyi bilenlerdir.
Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar hırsızlığın bir çeşitlemesidir.
...Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşamı çalmış olursun karısının elinden bir kocayı çocuklarından bir babayı almış olursun.
Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.
Hile yaptığı birini aldattığın zaman doğruluğu haklılığı çalmış olursun.