''Değişen ve değişmeyen üzerinde nihayet herkesle buluştuk. Kılık kıyafet değiştiriyoruz, tıraş ve başlık değiştiriyoruz, nizam ve rejim değiştiriyoruz, sakallı ve sarıklı İbrahim Efendi Hoca’yı melon şapkalı ve matruş Bay Türklere değiştiriyoruz, evimizde kereveti kanepeye, siniyi masaya, yer yataklı yüklü odayı gardıroplu karyolalı odaya, gusülhaneyi banyoya, kafesli evi apartmana değiştiriyoruz. İstibdatı meşrutiyete, meşrutiyeti cumhuriyete değiştiriyoruz. Fakat KAFA ve AHLÂK, onu bir türlü değiştiremiyoruz.''