– Dünyanın ne olduğunu bilmeyen kişi, nerede olduğunu bilmez. Niçin doğmuş bulunduğunu bilmeyen kişi, ne kendisinin ne de dünyanın ne olduğunu bilmez. Bu sorulardan yalnız birini bir yana bırakmış olan kişi, niçin doğmuş olduğunu bile açıklayabilecek durumda değildir. Nerede ve ne olduklarını bilmeyen bu yaygaracılar tarafından kınanmaktan kaçınan ya da onlarca övülmeye değer veren kişi hakkında ne düşünürsün?
Dış bir nedenden ötürü acı duyuyorsan, seni tedirgin eden o değil, onun hakkında taşıdığın yargıdır. Oysa, bu yargıyı anında silivermek sana bağımlıdır. Ama, kişisel eğiliminden doğan bir nedenden ötürü acılara salınmaktaysan, düşünceni düzeltmekten kim alıkoyabilir seni?
Hiçbir insanın başına, insansal olmayan hiç bir şey gelemez. Bir öküzün başına, öküze değgin olmayan; boğaya, boğaya değgin olmayan; ne de taşa, taşa özgü olmayan hiçbir değişiklik gelemez. Eğer her varlık, ancak kendi oluş biçimine ve kendi doğasına uygun düşenle karşılaşıyorsa, niçin sabırsızlanasın? Ortaklaşa doğa dayanılmaz bir şey getirmedi sana.
İyilik yaptığında ve bir başkası da bunda kendi iyiliğini bulduğunda, üçüncü bir şey olarak ne arayabilirsin başkaca, çılgınlar örneğince? İyilik etmiş olmakla tanınmayı ya da karşılığını görmeyi mi?