"Sana bir şey sorabilir miyim?"
"Hep soruyorsun" diye yanıt verdi.
"Beni, benim yüzümden mi terk ettin?"
"Hayır" dedi. "Seni bizim yüzümüzden terk ettim."
Kendi hayat hikâyemizi ne kadar sık anlatırız? Ne kadar sık düzeltmeler yaparız, güzelleştiririz, kurnazca kesintilere gideriz? Hayat uzadıkça, çevremizde hikâyemize meydan okuyacak, bize hayatın bizim hayatımız olmadığını, sadece hayatımız hakkında anlattığımız hikâye olduğunu anımsatacak kişiler de azalıyor. Başkalarına ama -esas olarak- kendimize anlatılan bir hikâye.
Yirmilerimin sonunda serüvenciliğimin uzun süredir tavsamış olduğunu kabul ettiğim bir an oldu. Yeniyetmeliğimde düşünü kurduğum şeyleri hiçbir zaman yapmayacaktım. Bunun yerine, bahçemdeki çimi biçtim, tatillere çıktım, bana biçilen hayatı yaşadım.