Cansel Bakır

Cansel Bakır
@Canselb19
Psikolojik danışman
17 Eylül 1999
246 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·325 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 00:55
Zeka puanı 68 olan 32 yaşındaki bir adamın hikayesi.. Charlie Gordon. Tek istediği herkes gibi olmak, herkes kadar akıllı olup, onların konuştuğu konularda söz sahibi olmak; sanat, din, politika gibi. Tüm yaşananları Charlie'nin yazdığı raporlardan okuyoruz. İnanılmaz azimli, istekli bir insan; akıllı olabilmek için daha önce hiçbir insan üzerinde denenmemiş bir zeka artırma ameliyatını tereddütsüz kabul edecek kadar.. Eğer akıllı olursa sohbet edecek arkadaşları olacağını ve yalnız kalmayacağını düşünüyor. Ameliyat olmak Charlie'nin kendi isteği fakat ameliyattan önce hemşirenin bir sözü insanı düşündürüyor : "Doktorların bunu yapmaya hakkı yok, eğer Tanrı isteseydi seni zaten öyle yaratırdı." Acaba doğuştan gelen özellikleri değiştirmeye çalışmak ne kadar doğru ve etik? Bu durum benim aklıma "Otomatik Portakal" kitabını getirdi. Orada klasik koşullanma yoluyla kişinin kendi seçimi olmadan iyi bir insana dönüştürülüyordu. Otomatik Portakal'daki Alex bunu kendisi seçmemişti, davranışlarında özgür değildi ki zaten deneyin etkisi de çok uzun sürmemişti. Özgürlük, seçim hakkı gibi kavramları hiçe saymışlardı fakat burada durum biraz daha farklı. Kişilik özellikleri yerine doğuştan zeka yetersizliği olan bir bireyin kendi isteğiyle zeka düzeyinin artırılması söz konusu olan. Charlie'nin kendini geliştirmekte bu kadar azimli olma sebebini kitabın ilerleyen kısımlarında öğreniyoruz. Ameliyattan sonra çocukluk anılarını yavaş yavaş hatırlamaya başlayınca annesinin davranışlarını hatırlıyor. Onun normal bir çocuk olduğuna inanmak istemesi ve zihinsel geriliğini asla kabul etmek istememesini. Annesi onu normal bir çocuk haline getirebilmek için türlü yöntemler denemiş, çeşitli doktorlara götürmüştü. Fakat Charlie'nin kız kardeşi Norma doğduktan sonra ve annesi 2. çocuğunun
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2022 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2022 01:50
Anayurt Otelini okurken daha ilk sayfalarda içimi bir karamsarlık kapladı. Bir amaçsızlık, anlamsızlık duygusu belirdi içimde. Bu duyguları Zebercet'in sürekli otelde durduğunu düşünürken hissettiğimi fark ettim. Hep aynı işler, sürekli bir monotonluk, bu kadar aynılık insanın canını sıkmaz mı bir süre sonra? İnsan her gün mutlaka diğer günlerden farklı bir şeyler yapmalı. İçim karardı ve neden yaşıyoruz sorusu belirdi zihnimde. Zebercet Ankara treniyle gelen kadını beklerken üzüldüm çünkü gelip gelmeyeceği belli olmayan birini beklemek çok zor. Belirsizlik en kötüsü. Özellikle de umut etmek. Ortada bir belirsizlik söz konusuysa ve insanın içinde ufacık da olsa bir umut varsa hep bekliyor ve sonunda mutlaka hayal kırıklığına uğruyor. Zebercetin annesinin erken ölümü sebebiyle onunla kurması ve diğer insanlara genellemesi gereken ilişkiyi kuramıyor ve yetişkinliğinde başka kadınlarla sağlıklı ilişkiler yaşayamıyor. Bence Yusuf Atılgan "Aylak Adam" kitabında olduğu gibi bu kitapta da modern insanın yalnızlığını hissettiriyor. İnsanın içinde bir boşluk duygusu oluşturuyor. Fakat ben yazarın "Aylak Adam" kitabını çok daha fazla beğenmiştim.
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2022 00:42
İşi olmayan aylak bir adam. Ne kolay değil mi bu şekilde yaşamak. Aslında en zoru onun işi; düşünmek, varoluşsal sancılar çekmek ve sürekli bir arayış içinde olmak. Çalışmayı bir alışkanlık, monotonluk olarak görüyor ve alışkanlıklardan ölesiye korkuyor, öyle ki birkaç kere gittiği restoranların ona müşterisi gibi davranmaya başladıklarını görünce bile hemen kaçıyor ve bir daha oraya gitmiyor. İnsanlarla olabildiğince az iletişim kuruyor, genelde insanları uzaktan gözlemleyerek davranışlarını tahmin etmeye çalışıyor, bunu eğlence haline getirmiş. Bir toplumsal yabancılaşma söz konusu, karakterin yalnızlığını görüyoruz. Diğer insanlardan farklı olduğu düşüncesi var ve hep bir aykırılık söz konusu. Hayatının amacını, yaşamında tutunacak tek gerçek şeyi arıyor ; "GERÇEK SEVGİ"yi. Kitap boyunca aradığı bir kadın var, hep onu, her yerde onu arıyor. -Spoiler- Kitap edebi yönünün yanında aynı zamanda psikolojik bir roman. Karakterimizin çocukluğunun yetişkinliğine etkisini çok açık bir şekilde görüyoruz. Annesini 1 yaşında kaybetmiş olan karakterimizin onunla ilgili bildiği şey mavi gözlü olduğu. Belki de bu yüzden mavi gözlü kadınlar ilgisini çekiyor, onlarda annesini arıyor, onun eksikliğini tamamlamaya çalışıyor. Annenin yerine geçen bir teyze figürü var. Ona şefkatle yaklaşan ömrü boyunca çocukluğundaki bu şefkati, sıcaklığı özlemle aratan bir teyze. Ve kendi tabiriyle kadın düşkünü bir baba. Onun çok sevdiği teyzesiyle olan ilişkisini görünce büyük bir travma yaşıyor. Babasından nefret ediyor, ona benzemekten çok korkuyor, babasının isteklerinin tam tersini yapan ona tamamen zıt karakterde bir insan olmaya çalışıyor. -Aşırı spoiler- Defalarca kez tesadüfen yan yana geldiği aradığı kişiyi kitabın sonunda bir kafede
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2022 22:10
·
İşçi sınıfından olan Martin Eden'ın üst tabakadan Ruth'a aşık olması ve onun seviyesine gelmek için kendini geliştirme serüveninin hikayesi.. Bence aslında Martin'in kitaplar okuyup kendini geliştirmeye başlamasının sebebi Ruth'a olan aşkı değil. Martin Ruth'la tanışmadan önce kitaplara ilgili, okumayı seven bir adam. Zaten içsel motivasyonu olmasa bu kadar çabalayabileceğini düşünmüyorum. Ruth bu süreci hızlandıran bir etken olabilir. Belki de Ruth ve Martin birbirlerinden çok farklı oldukları için birbirlerine çekici geldiler. Martin yazar olma konusunda onu destekleyen, ona inanan tek bir kişi dahi olmamasına rağmen hayallerinin peşinden tutkuyla gidebilecek cesarete sahip bir genç, çalışkanlığına, azmine, hırsına hayran kaldığım bir karakter. Fakat Martin belli bir entelektüel düzeye ulaştığında ve seviyelerine ulaşmak için çabaladığı insanlarla bir araya geldiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Sırf statüsü için içi bomboş olan insanları gözümüzde nasıl büyüttüğümüzü gösteriyor bize. Kitapta sınıf ayrımını, alt ve üst tabaka arasındaki farkları çok net görüyoruz. Umut, ümitsizlik, hayal kırıklıkları, hüzün dolu bir kitap. - SPOİLER- Bence Ruth Martin'i hiçbir zaman hak etmedi. Onun sevdiğini sandığı Martin değildi. Martinin ona olan ilgisini sevdi, arzularına yenik düştü. Bazen ne yaparsan yap elinden bir şey gelmez, amacına ulaştığında her şey için çok geç olabilir.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 21:03
Kitap başarılı bir psikiyatr olan Julius'un ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenmesiyle başlar. İlk şoku atlatan Julius hayatını ve mesleği boyunca yardım ettiği kişileri gözden geçirirken 3 sene boyunca uğraştığı fakat yardım edemediği Philip'i hatırlar. Onunla yeniden iletişime geçer ve Philip'in, Arthur Schopenhauer'ın fikirleri sayesinde iyileştiğini öğrenir. Philip'i terapi grubuna alır. Kitap boyunca üyelerin grup terapisindeki yaşantılarına şahit oluyoruz. Kitapta bir taraftan grup terapisinin içeriği anlatılırken bir taraftan Arthur Schopenhauer'in hayat hikayesini okuyoruz. Kitabın sadece psikoloji alanında uzman kişilere değil, psikoloji ve felsefeye ilgisi olan herkese hitap ettiğini düşünüyorum. Grup terapisi dinamikleri ve üyelerin ruhsal durumları çok güzel işlenmiş. Schopenhauer'ın sözlerine sıkça yer verilmiş. İnsanı düşünmeye, hayatını gözden geçirmeye, anlamlı bir hayat yaşayıp yaşamadığını sorgulamaya iten bir kitap, çok beğendim kesinlikle okumanızı öneririm.
Bugünü Yaşama ArzusuIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20174,838 okunma
Reklam