"Hayatın en zor dönemlerinde bile umutları yeşerten olaylar olur.
Bazen umut; prens,kız, şapşal görünümlü ve dişlerinin çoğu dökülmüş timsah kuklasıyla oyunlar sergileyen kuklacı bir çocuk olarak gelir."
"Karlar her şeyi gördü. Sence olanları hatırlıyor mudur? Ya da Varşova'nın kaldırım taşlı sokakları, inleyen ayak seslerimizi, onca kanı hatırlayacak mıdır?" Max yıldızlara baktı. "Sanırım, hiçbir şey tamamıyla yok olmuyor. Ne kadar korkunç, ama bir yandan da muhteşem, değil mi, dostum? Tıpkı şu yıldızlar gibi."
Nazilerin toplama kamplarında esir düşüp, orada soğuk duvarlarda aç susuz uyuyup sabahtan akşama kadar işkence gören ve en ufak bir zayıf duruşta doğruca gaz odalarına gönderilen onca "gerçek" insanın ardından sıcacık evimde kahvem eşliğinde kitap okuyabilmenin ve kafamı kaldırıp dışarıyı izleyebilmenin, yürüyüş yapabilmenin aslında ne kadar önemli bir şey olduğunu her sayfada daha da fazla hissettim.
Şöyle bir düşününce elimizde çok fazla imkan var fakat bunca imkana rağmen ne yabancı dil öğrenebiliyoruz ne belirli bir konuda yeterince kendimizi yeterince geliştirmek için çaba sarf ediyoruz, kitap gerçekten bir fazlasıyla gerçekci bir ders niteliğinde. küçücük hedeflerin bile ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlatan logoterapinin oldukça önemli ve faydalı.
Logoterapi diyor ki özetle bir hedefin olmalı ve bu hedef seni yaşama bağlamalı sen hedefin için uğraştıkça mutluluk zaten kendiliğinden gelecektir mutluluk için çaba sarf etmek yalnızca daha fazla mutsuzluğa yol açacaktır. kitapta 2 terim öğrendim. çelişik niyet ve aşırı niyet.
Problem olduğunu düşündüğünüz bir soruna karşı çelişik niyet kullanarak örneğin eskisi gibi yazı yazamadığınızı düşünüyorsanız çok kötü yazı yazmayı deneyerek bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz. aşırı niyet ise örneğin cinsel bir hazzı ne kadar düşünerek bir ilişkiye girersek alacağımız haz doğru oranla bir o kadar azalacaktır bu da aşırı niyete bir örnek.
Logoterapi hayatınıza entegre ettiğiniz takdirde etkilerini bir yaşam felsefesi edinebilecek şekilde gösterebilecek eylemin ne kadar önemli olduğunu ve hayat dediğimiz şeyi eylemlerimiz ile şekillendirdiğimizi ve hedeflere yönelen eylemden başka hiç bir şeyin önemli olmadığı kendi prensiplerime çok yakın bulduğum bir yöntem. Toplama kamplarında her saniye ölümü bekleyen onca insan